PKK itirafçıcı kız: Zorla dağa götürdüler

ERZURUM 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan yargılanan 'Bınewş Güneş' kod adlı Ö.T. (26) itirafçı oldu.

02.06.2019 10:39PKK itirafçıcı kız: Zorla dağa götürdüler
ERZURUM 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan yargılanan 'Bınewş Güneş' kod adlı Ö.T. (26) itirafçı oldu. 2014 yılı sonbaharında örgüte katıldığını ve 1 yıl dağda kaldığını söyleyen Ö.T., "Köy camisinin hoparlörlerinden köy halkının öğleden sonra köy camisinde toplanması anonsu yapıldı. Sonra camiye silahlı 'Çektar' isimli örgüt mensubu geldi. Çektar, örgüt mensuplarına yardım etmemizi, ihtiyaç olduğu durumda kadın-erkek gençlerin örgüte katılmalarını ve hizmet etmelerini söyledi. Camide bulunanlar, katılım yapmak istemediklerini söylediler. Çektar, bağırarak, 'İhtiyaç duyulduğunda gönüllü ya da zorla örgüte katılacaksınız' dedi. 5-6 gün sonra köye gelen Çektar ve yanındakiler beni zorla dağa götürdüler" dedi.
Karaçoban ilçesine bağlı Molladavut köyünde yaşayan Ö.T.'nin PKK/KCK terör örgütünün dağ kadrosuna katıldığının tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatıldı. Soruşturma devam ederken, Bingöl'de 21 Ağustos 2016'da yapılan operasyon sırasında 'Azad Farkın' kod adlı Nevzat Gündüz isimli terör örgütü yöneticisine ait döküman ve dijital veriler ele geçirildi. Bunlar üzerinde yapılan incelemede Ö.T. ile anne ve babasının bilgileri çıktı. Bunun üzerine gözaltına alınan Ö.T., etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak itirafçı oldu.
Örgüte katılma sürecini tek tek anlatan Ö.T. hakkında Erzurum 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. 'PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 15 yıla kadar hapsi istenen Ö.T.'ye verilen cezada etkin pişmanlık yasası gereğince indirim yapılması talep edildi. Hazırlanan iddianamede Ö.T. örgüte katılma sürecini şöyle anlattı:
"Terör örgütüne katılım yaptıktan sonra Irak ülkesinin kuzeyinde PKK kamplarında faaliyet gösterdim, bunun haricinde yurt dışına çıkış-giriş yapmadım. Hiç okula gitmedim. Bekarım ve 6 kardeşim var. Aile fertlerimden benim haricimde PKK terör örgütünün kırsal alanına katılım yapan olmadığı gibi, terör suçundan dolayı cezaevinde yatan kimse de yok. Molladavut köyünde ailemle yaşarken, aynı köyden Ş. ve D. 2014 yılı içerisinde örgüte katıldılar. Aynı yılın sonbahar aylarında köy camisinin hoparlörlerinden tüm köy halkının öğleden sonra köy camisinde toplanması için anons yapıldı. Ben de camiye gittim. Köydeki hemen hemen tüm genç kızlar ve erkekler camiye gelmişlerdi. Bir müddet sonra camiye silahlı, uzun boylu, esmer tenli, siyah saçlı, zayıf yapılı 'Çektar' olarak hitap edilen bir örgüt mensubu ile sivil giyimli 40-45 yaşlarında, orta boylu, kilolu, esmer, ak saçlı, saçının ön kısmı kısmen dökülmüş 'Hafit' olarak hitap edilen şahıslar geldi. Camiden anons yapan bu iki kişiydi. Çektar, bize gençlerin örgüt mensupları ile irtibatlı olmalarını, örgüt mensuplarının bulundukları bölgelere gelip gitmelerini, yardım istediklerinde örgüt mensuplarına yardım etmemizi, ihtiyaç olduğu durumda kadın-erkek gençlerin örgüte katılmalarını ve hizmet etmelerini söyledi. Bunun üzerine camide bulunanlar Çektar'a katılım yapmak istemediklerini söylediler. Çektar bu sözler üzerine bağırarak, 'Sizler ister kabul edin, ister kabul etmeyin ihtiyaç duyulduğunda gönüllü ya da zorla örgüte katılacaksınız' dedi. Yapılan anons üzerine camiye toplantıya giden gençleri köyün yaşlıları, 'Sakın gitmeyin, katılmayın, sizleri görmesinler' diye uyardılar. Bu konuşmadan sonra Çektar ve Hafit köy çıkışında bekleyen siyah renkli araca bindiler. Bu kişiler ayrıldıktan sonra köyün yaşlıları bizlere kızdılar. 'Biz sizi uyardık, neden toplantıya katıldınız? Bunların sözlerine inanmayın. Kimse kırsala gitmesin, giden olursa da yanlış yapar, kendisi bilir' dediler."
'5-6 GÜN SONRA ÇEŞMEYE GELDİLER'
Dağa kaçırılmasını ve götürüldüğü terör örgütü kamplarını, verilen eğitimleri de anlatan Ö.T., şunları söyledi:
"Yaklaşık 5-6 gün kadar sonra akşam saatlerinde köyün çeşmesinde bulunduğum sırada yaya bir şekilde ve silahlı olarak Çektar ve başka bir örgüt mensubu yanıma geldi. Çektar, 'Seni dağa götüreceğiz, bize seni akraban olan Ş. tavsiye etti. Sakın bağırma, bağırırsan köyü başımıza toplarsın, böyle yaparsan ihanet edersin, bizimle birlikte geleceksin' dedi. Ben korktuğum için bağıramadım. Çektar ile yanında bulunan örgüt mensubu beni zorla yaya bir şekilde 3-4 saat kadar dinlenmeden bilmediğim bir yere götürdüler. Daha sonra bir araç geldi, ona bindik. Araç ile 4 saat sonra kötü yollardan bir yere geldik. Araç yol üzerinde durdu ve içerisine 13-14 yaşlarında iki kız bindi. Bir gece bir evde konakladık. Ertesi gün 5-6 saat kadar yürüdükten sonra bir noktada silahlı, yüzü kapalı kadın örgüt mensubu ile yanında bulunan sivil giyimli iki kadın ile buluşarak yürümeye devam ettik. Birbirimiz ile konuşmamamız konusunda sürekli olarak örgüt mensuplarınca ikaz ediliyorduk. Bir süre sonra ormanlık ve dağlık arazide bulunan örgütün ismini bilmediğim kampına geldik. Bu kamptan sonra Zap kampı olarak belirtilen yere geldik. Kampın içerisinde ev tipi barakalar ile 100-150 kadar silahlı örgüt mensubu gördüm. Beni ve yanımda bulunan kadınları alarak Beritan olarak söyledikleri, sadece bayan örgüt mensuplarının bulunduğu kampa götürdüler. Bu kampta 10-12 kişi gördüm. Bizi bu kampa yerleştirdiler."
'1 YIL SONRA HASTALANDIM'
Zap kampında spor, silah ve siyasi-ideolojik eğitim gördüğünü aktaran Ö.T., kendisine 'Gülistan' kod adlı terörist tarafından 'Bınewş Güneş' kod adı verildiğini belirtti. Ardından örgütün Metina kampına götürüldüğünü anlatan Ö.T., "Metina kampında 500-600 civarında silahlı örgüt mensubu bulunuyordu. Bu kampta eğitim işi yoktu, çevreyi tanıyarak nöbet tutuyorduk. Yaklaşık olarak bu kampta 1 yıl kadar kaldıktan sonra hastalandım. Beni bir eve götürerek tedavi etmeye çalıştılar. Hastalığım ağırlaştıkça yanımda bulunan örgüt mensupları ile tartışıyordum ve 'Beni evime gönderin' diyordum. 2015 yılı Ağustos ya da Eylül ayları olabilir, bulunduğum evdeki örgüt mensupları benim rahatsızlığım artınca babam ile irtibata geçmişler, örgüt mensupları beni bir araca bindirerek Irak-Türkiye sınırında bir noktaya getirerek babama beni teslim ettiler. Babam ile birlikte Karaçoban ilçesine geri döndüm. Geri döndükten kısa bir süre sonra kayıp müracaatında bulunarak kimlik çıkarttım. Benim örgüt içerisinde göstermiş olduğum faaliyetlerim bunlardan ibarettir" dedi.


- Erzurum

Güncel

Kaynak: DHA