Selahattin Demirtaş : "Onların Minaresi Büyük İş Kuleleridir, Onlara Tapıyorlar"

Hdp Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Diyorlar ya 'cami açıyoruz biz dine saygılıyız'. Hayır. Onların minaresi nedir biliyor musunuz artık? Büyük iş kuleleri. Artık onlara tapıyorlar.

26.10.2015 15:51 Selahattin Demirtaş : "Onların Minaresi Büyük İş Kuleleridir, Onlara Tapıyorlar"
Hdp Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Diyorlar ya 'cami açıyoruz biz dine saygılıyız'. Hayır. Onların minaresi nedir biliyor musunuz artık? Büyük iş kuleleri. Artık onlara tapıyorlar. Onların ibadethanesi oralar artık" diyerek hükümeti eleştirdi.

Dilovası İlçesi'nin Yıldırım Düğün Salonu'nda, ilçede sık sık gündeme gelen çevre sorunlarına dikkat çekmek amacıyla yapılan toplantıya HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP Milletvekili Ali Haydar Konca ile birlikte katıldı. Toplantıda HDP Kocaeli İl Başkanı Mehmet Akgül, Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu da hazır bulundu.

'ONLARIN MİNARESİ BÜYÜK İŞ KULELERİ'

Konuşmasında  Dilovası İlçesi'nin yaşanmaz hale geldiğini söyleyen Selahattin Demirtaş, "Buraları artık yaşanmaz, büyük kapatilazmin mabedi, ibadethanesi haline getirdiler" diyerek şöyle devam etti:

"Diyorlar ya 'cami açıyoruz, biz dine saygılıyız. Hayır.  Onların minaresi nedir biliyormusunuz artık? Büyük iş kuleleri, artık onlara tapıyorlar. Onların ibadethanesi oralar artık. Değerli kardeşlerim, 'Bütün Türkiye'de yeni bir yaşam' derken halkımızı aldatmak için kandırmak için söylemiyoruz. İş olacak, ama çevremizin katledilmesi pahasına asla olmayacak. İnsan onuruyla ücret alacak, sosyal güvencesi olacak. Sermaye sahiplerine 'Sen 100 TL kazanıyorsun. Bunun 10 TL' sini iş güvenliğine ayıracaksın.' Biz büyük kardan halka pay dağıtmayı düşünüyoruz. Dün İstanbul'da işçi kardeşlerimizle sohbet ettik. Üzerlerindeki naylon yelek ve baretin parasını kendilerinden aldıklarını söylediler. Düşünebiliyor musunuz? Büyük firmada yemek çıkıyor parasını işçiden alıyor. İşçiye halat verecek halatı parasıyla satıyor. Anlı şanlı mütahitler, hergün lüks arabalarıyla mankenlerle kendilerini görürsünüz. Baretin parasını işçiden alıyor o müteahhitler. Bu kepazeliğe dur demiyecek misiniz? Gelir dağılımında adaleti sağlayarak yaparız. Ülkemizde barışı da sağlayacak bir politikayı hep birlikte gerçekleştirebiliriz."

'CAHİL BİR BAŞBAKANIMIZ VAR'

Ahmet davutoğlu için 'Geçici başbakan' diyen ve hiçbirşeyden anlamadığını ileri süren Demirtaş şöyle konuştu:

"Anlatıyoruz anlamıyorlar. Geçici Başbakan hiçbirşey anlamıyor. Bu sadece kişisel düşüncem değil. Kim kendisiyle görüşme yaptıysa 'bu adam hiçbirşey anlamıyor, sadece konuşuyor' diyor. Çünku burnu havada. 'Bütün dünya sorunlarını ben çözerim hepiniz cahilsiniz ben bilirim' diyor. Dışişleri Bakanlığı yaparak Türkiye'ye dost ülke bırakmadı. Suriye'nin bu hale gelmesinde Davutoğlu'nun çok önemli payı vardır. Çünkü kimseyi dinlemiyor. 'Esad ile görüştüm anlatmaya çalıştım' diyor. Yav sen zaten kendini ifade edemiyorsun. Adam senden birşey anladı mı? Onun birşey söylediğini anladın mı?

'YA HATIRLAMIYORSUN, YA DA YALANCISIN'

Kobani için Başbakan Davutoğlu'nu telefonla aradığını söyleyen Demirtaş, şunları söyledi:

"Her görüşmeden sonra bizi samimiyetsizlikle suçladı. Dostça çözüm önerileri sunduk. Çıkışta da teşekkür ettik kendisine. Suruç'ta bulunan insanlarımız hergün coplanıyordu. Kobaniye bir kaç TIR yardım gitmişti. Yaptıkaları yanlışları düzeltmeleri için fırsat tanıdık. Neler yaparsanız düzeleceği konusunda somut önerilerde bulunduk. Biz de çıkışta teekkür ettik. Teşekkür etmez olaydık. 3- 5 gün sonra bizi katil olmakla suçladı. Sayın Davutoğlu ya hatırlamıyorsun ya da yalancısın yalancı. 1 Ekim görüşmemizde Kobani'ye hertürlü destek sözü vermediniz mi? Yanınınzda Yalçın Akdoğan vardı. Bunlar şahitlerimizdir. Bir barış umudunu büyütmek adına 'Kobani'ye sizin yapacağınız yardımın çok anlamı vardır' dedim. ABD, Ruslar yapabilir ama biz kendi hükümetimiz yapsın dedik. Bizler sahada arkadaşlarımızı görevlendirdik, o da resmi yetkilileri görevlendirdi. 2 Ekim'de Kobani'ye yardımlar gidecekti. 5 gün geçti ses yok. IŞİD her gün katliam yapıyor ses yok. 6 Ekim tarihine geldik IŞİD sınır kapısına dayanmış. Kobani'yi 360 derecede kuşatacak hamle yapmış. 50 metre ilerlese TÜrkiye ile Kobani bağlantısı kopacak. O akşam Başbakan'ı aradım. 11 dakika kendisiyle görüştüm. "

'PYD'YE YARDIM GÖNDERECEĞİM' DEDİ IŞİD'İ BESLEDİ

Başbakan Davutoğlu'na telefon görüşmesini hatırlattığını söyleyen Demirtaş sözlerini şöyle sürdürdü:

"1 Ekim görüşmemizi hatırlattım. 'Oraya yardım gönderecektiniz' dedim. Şu anda insanların sokağa çıktığını söyledim. 'Bu telefon konuşmamız saklı kalsın' dedi. Bugün açıklıyorum. İkna etmeye çalıştım. 'Bu gece yardım gönderin' dedim. Bana 'bakarız sonra' dedi. Durumun ciddiyetinin farkında değil. 1 Ekimde görüşme yaptığımızı, 'Katliam çağrısı silahlanma çağırsı yaptı' dedi. Sonra çıktı Akçakale'den IŞID'ı besledi. PYD onlar için en büyük düşman. Bizim yapmaya çalıştığımız Kürt- Türkün güçlü olmasıydı. O IŞID'i destekledi. Bu anlayış meselesidir. Başbakan vicdanını yitirmiş. Kendilerini artık Kaf dağında görüyorlar. Saraydan bakıp bizi karınca gibi görüyorlar. İnsan yerine koymuyorlar. Ama biz halkız. Ayağımız toprağa  basıyor ve milyonlarız. Hepimiz elele verip kendi ülkemizin geleceğini inşa edebiliriz. Birada yaşamanın yolu birbirini sevmek ve saymaktır. Kanla silahla bu sorunları çözemeyiz. Barış yanlısı tutumumuzda ısrar ediyoruz ve edeceğiz. Dilovasındayız çevreyi konuşuyoruz ama barış olmadan bunların hiçbirisini yapamayız." - Dilovasıkocaeli
Kaynak: DHA
Halkların Demokratik Partisi, Selahattin Demirtaş, Ahmet Davutoğlu, Kobani, Politika, Güncel