SETA'dan "Koronavirüsle Mücadelede Kriz Yönetimi ve Kamu Politikası Yapımı" raporu Açıklaması

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA), Türkiye'nin geçmişte yaşadığı krizlerle mücadelesi sırasında ve sonrasında geliştirmiş olduğu devlet kapasitesi, sağlık personeli, sağlık altyapısı ve kriz yönetim süreçlerindeki teknoloji kullanımı gibi faktörlerin detaylı biçimde...

SETA'dan
01.07.2020 18:39 | Son Güncelleme: 01.07.2020 21:30

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA), Türkiye'nin geçmişte yaşadığı krizlerle mücadelesi sırasında ve sonrasında geliştirmiş olduğu devlet kapasitesi, sağlık personeli, sağlık altyapısı ve kriz yönetim süreçlerindeki teknoloji kullanımı gibi faktörlerin detaylı biçimde analiz edildiği "Koronavirüsle Mücadelede Kriz Yönetimi ve Kamu Politikası Yapımı" raporunu yayımladı.

SETA'dan yapılan açıklamaya göre, Mete Yıldız ve Mehmet Metin Uzun tarafından kaleme alınan raporda, koronavirüs salgını krizinde kamu politikası yapımı ve devlet kapasitesi arasındaki ilişki çeşitli ülke örnekleri üzerinden incelenerek karşılaştırmalı bir yöntemle masaya yatırıldı.

Salgınların kısa vadeli halk sağlığı sonuçlarının ötesinde orta ve uzun vadede çok önemli toplumsal, ekonomik ve politik sonuçlar da doğurduğuna, koronavirüs salgını sonucunda ortaya çıkan küresel krizin de birçok ülkeyi ilk aşamada acilen reaktif kamu politikaları uygulamaya zorladığına dikkat çekildi.

Raporda hem kriz dönemlerindeki devlet kapasitesinin, hem de kamu politikası yapım sürecinin dünyada gözlenen yeni şartlar ışığında dikkatle gözden geçirilmesi gerektiği ifade edildi.

Türkiye'de de ulaşılmak istenen temel hedefler analiz edildi

Herhangi bir sorunu ele alıp çözebilmek için öncelikle sorun tanımını doğru yapmanın ve bundan hareketle kısa, orta ve uzun vadeli kamu politikası hedeflerinin belirlenmesi gerektiği tespitine yer verilen raporda, kamu politikası hedefleri, kriz yönetiminde başvurulan "hiçbir şey yapmama", "sınırlı karantina", "erken ve tam karantina" gibi hareket tarzları ve uygulama sorunları ile farklılaşan çözümler ele alındı.

Raporda, "Koronavirüs ile Mücadelede Türkiye Uygulamaları" başlığı altında koronavirüs ile mücadele eden birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de ulaşılmak istenen temel hedeflerin hastalığın yayılmasının yavaşlatılması ve böylece hasta sayısının sağlık sistemi kapasitesinin üzerine çıkarak sistemi çalışamaz hale getirmesinin önlemesi olduğu belirtilirken, salgına karşı Türkiye'de alınan önlemler ve sosyal destek politikaları incelendi.

Türkiye'nin dayanışma ve iş birliği iradesi öne çıktı

Koronavirüsle mücadelede sergilenen devlet kapasitesi ise idarenin kararlarında bilim insanlarına danışması süreci, kamuoyuyla etkili iletişim, krizle mücadelede teknoloji kullanımı örnekleri incelenen raporda, Türkiye dışındaki Türk vatandaşlarının tahliyesi, yabancı ülkelere yapılan malzeme yardımı gibi başlıklar özelinde tahlil edildi.

Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler gibi önemli aktörlerin küresel liderlik iddialarını destekleyecek yardımlarda bulunamadığına ve dünyanın geri kalanını salgınla mücadelede yalnız bıraktıkları algısının oluştuğuna işaret edilen raporda, "Türkiye koruyucu maske ve giysi gibi salgın sırasında temin sıkıntısı çekilen tıbbi malzemeleri kendisi için üretmekle kalmamış aynı zamanda ürettiği bu malzemelerden ihtiyaç sahibi başka ülkelere de göndermiştir. İtalya, İspanya ve İngiltere gibi ülkelere gönderilen tıbbi malzeme yardımları, Türkiye'nin genelde insanlığa ve özelde diğer NATO üyelerine yönelik dayanışma ve iş birliği iradesini göstermektedir." ifadeleri yer aldı.

"Cumhurbaşkanlığı sistemi ve altyapısı, kriz yönetimini kolaylaştırdı"

Türkiye gibi üniter devletlerin federal devletlerle karşılaştırıldığında kriz yönetiminde ve salgına karşı mücadelede daha avantajlı olduğuna, Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasındaki çift başlılığın önlendiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde karar alma ve uygulama hızının arttığına, bürokrasinin eş güdümlü olarak çalışması ve hızlı karar alma süreçlerinin etkili kriz yönetimini kolaylaştırdığına vurgu yapılan raporda, şunlar kaydedildi:

"(Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde) Türkiye, geçmiş krizlere mücadelede geliştirilen yüksek devlet kapasitesi, yetkin sağlık personeli ve altyapısı ile kriz yönetim süreçlerinde teknolojik araçların etkin kullanımı gibi faktörlerin yardımıyla salgınla mücadele etkili bir performans ortaya koymuştur. Türkiye'nin salgının yayılmasını yavaşlatma ve önleme amaçlı geliştirdiği yöntemler (tedavi edici ilaç stokunun erken temini, okul ve iş yerlerinin erken kapatılması ve benzeri) de salgınla mücadele kapasitesini daha da artırmıştır."

Raporda, uzmanların 21. yüzyılın bir "salgın hastalıklar çağı" olabileceği uyarısında bulunduğuna, koronavirüs özelinde değerlendirme yapıldığında da krize neden olan hastalığın güvenilir bir aşısı bulunmadığı sürece salgınla mücadele sürecinin sonuna gelinemeyeceği ifade edilerek, orta ve uzun vadeli birtakım somut önerilere de yer verildi.

Kaynak: AA

Haberler››Güncel››SETA'dan 'Koronavirüsle Mücadelede Kriz Yönetimi ve Kamu Politikası Yapımı' raporu Açıklaması - Haberler