Siyasi Gerginlik Ekonomiye Yaramadı

Ekonomist Dergisi Araştırma Müdürü Orhan Karaca, Açıklanan Büyüme Rakamlarını Değerlendirdi...

31.03.2008 12:02 | Son Güncelleme: 31.03.2008 12:02Siyasi Gerginlik Ekonomiye Yaramadı
Ekonomist Dergisi Araştırma Müdürü Orhan Karaca, açıklanan büyüme rakamlarını değerlendirdi...

Büyüme beklentilerin altında

"Büyüme rakamları açıklanmadan önce beklentiler hem yılın son çeyreği hem de 2007’nin tamamı için yüzde 5 civarındaydı. Fakat gerçekleşme son çeyrek için yüzde 3.4, yılın tamamı için ise yüzde 4.5’te kaldı.

Büyümenin neden beklentilerin altında kaldığına baktığımızda öncelikle tüketici talebindeki yavaşlama dikkatimizi çekiyor. Hanehalkı tüketimindeki yıllık reel artış son çeyrekte yüzde 2.9’da kalmış. Bu kalemdeki artış yılın ilk çeyreğinde yüzde 5.6 ve ikinci çeyrekte yüzde 1.6 olduktan sonra üçüncü çeyrekte yüzde 8.2’ye çıkmıştı. İkinci çeyrekteki yavaşlamayı siyasi gerginliğe (cumhuriyet mitingleri, 27 Nisan e-muhtırası, 367 kararı, tamamlanamayan cumhurbaşkanlığı seçimi vb), üçüncü çeyrekteki yükselişi ise 22 Temmuz seçimlerinden siyasi istikrarın devamı yönünde bir sonuç çıkmasına bağlamak mümkün.

Fakat anlaşılan hem bu beklenen istikrarın gelmemesi hem de yurtdışında başlayan finansal kriz yılın son çeyreğinde tüketiciyi yeniden temkinli davranmaya itmiş. Hanehalkının tüketim harcamalarının GSYİH içindeki payı yüzde 70’e yakın olduğu için Türkiye’de büyümeyi en çok bu kalemdeki gelişmeler etkiliyor.

ÖZEL SEKTÖR YATIRIMLARI ARTIYOR

Büyüme açısından bir başka önemli kalem olan yatırım harcamalarına baktığımızda ise ilginç bir durumla karşılaşıyoruz. Yatırım harcamalarındaki yıllık reel artış son çeyrekte yükselmiş. Yatırım harcalarındaki reel artış ilk çeyrekte yüzde 2.8, ikinci çeyrekte yüzde 1.2, üçüncü çeyrekte ise yüzde 2.1 iken, son çeyrekte yüzde 7.2 olmuş. Bu yükseliş büyük ölçüde özel sektörün makine-teçhizat yatırımlarındaki artıştan kaynaklanıyor. Özel sektör, önceki çeyreklerde siyasi gelişmeler nedeniyle ertelediği yenileme yatırımlarının bir bölümünü bu çeyrekte gerçekleştirmiş gibi görünüyor. Fakat inşaat yatırımlarındaki artışın yine düşük (yüzde 2.2) kalması siyasi gerginlikten ve yurtdışındaki gelişmelerden onların da etkilendiğini ve yeni yatırımlara girişmekte çekingen davrandıklarını düşündürüyor.

 

Harcamalar yöntemiyle hesaplanan milli gelir verilerinden, son çeyrekte büyümeyi aşağıya çeken bir unsurun da mal ve hizmet ihracatındaki yavaşlama olduğunu görüyoruz. Bu dönemde mal ve hizmet ihracatında yaşanan reel artış yüzde 2.5’te kalıyor. Bu kalemdeki artış ilk çeyrekte yüzde 12.5, ikinci çeyrekte yüzde 9.3, üçüncü çeyrekte ise yüzde 4.2’ydi. Son çeyrekte hem mal ihracatındaki hem de turizm gelirlerindeki performans fena değil gibi görünüyordu. Bu nedenle mal ve hizmet ihracatındaki bu yavaşlamayı tam olarak anlayamadım açıkçası. Bu konuda daha detaylı bir analiz yapmak gerekiyor.

Sektörel gelişmelere baktığımızda ise büyümenin beklentilerden düşük gerçekleşmesinin en büyük nedeninin imalat sanayiindeki büyüme oranının sanayi üretim endeksinin ima ettiğinden düşük çıkması olduğunu görüyoruz. Sanayi üretim endeksi bu sektörün performansının son çeyrekte yükseldiğini (üçüncü çeyrekte yüzde 3.2 olan imalat sanayiindeki üretim artışı son çeyrekte yüzde 5.1’e çıkmıştı) gösteriyordu. Oysa milli gelir verilerinde imalat sanayiindeki büyümenin üçüncü çeyrekte yüzde 4.3 iken son çeyrekte yüzde 3.6’ya indiğini görüyoruz. Son çeyrekte büyümeyi aşağıya çeken diğer faktörler ise tarımdaki büyük üretim düşüşünün son çeyrekte de aynen sürmesi (yüzde 9.7 düşüş var) ve inşaat sektöründe durgunluğun iyice görünür hale gelmesi (sadece yüzde 0.5 artış var). Diğer önemli sektörler olan ticaret ve ulaştırmada büyüme oranları üçüncü çeyrektekinden çok farklı değil. Finans sektöründe de büyüme oranı önceki çeyreğe göre biraz yavaşlamakla beraber epey yüksek."


Kaynak: DHA

9.12.2019 23:29:16