Son dakika haberi! İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ

Son dakika haberi: 'KKKA, koronavirüsten daha ölümcül'ERCİYES Üniversitesi (ERÜ) Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Yıldız, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığında bu yıl hızlı bir artış olduğunu söyledi.

Son dakika haberi! İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ
05.06.2020 14:51 | Son Güncelleme: 05.06.2020 14:51

'KKKA, koronavirüsten daha ölümcül'

ERCİYES Üniversitesi (ERÜ) Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Yıldız, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığında bu yıl hızlı bir artış olduğunu söyledi. Prof. Dr. Yıldız, "KKKA hastalığı, koronavirüsten farklı olarak daha ölümcüldür. Keneyi elinizle kopararak çıkarmaya çalışmayın" dedi.

Prof. Dr. Orhan Yıldız, kene ısırması sonucu oluşan KKKA hastalığının yeni bir hastalık olmadığını söyledi. Hastalığın 2000'li yılların başında Türkiye'nin gündemine geldiğini kaydeden Prof. Dr. Yıldız, 2 yıldır vaka sayılarının azalmasına  rağmen, hastalığın bu yıl hızlı artış gösterdiğini belirtti. Prof. Dr. Yıldız, "Bunun sebebini bilemiyoruz. Bu yıl biz insanları koronavirüs tedbirleri nedeniyle evde olur düşüncesi ile beklemiyorduk. Ancak öyle bir şey olmadı. Her yıl nisan ve ekim ayları arasında bu hastalık aktif görülürdü. Özellikle haziran ve temmuz en aktif olduğumuz dönemdir. Havanın sıcaklığı nedeniyle hem de insanların bağ veya bahçe işleriyle uğraştığı, doğada çok fazla bulundukları bir dönemdeyiz. Tokat kene için bilinen bölgelerin başında geliyor. Bu Çorum, Sivas, Yozgat, Erzincan'a kadar uzanan Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki vadilerde ortaya çıkan bir hastalıktır" dedi.

'KAYSERİ'DE 7 VAKA OLDU'

Prof. Dr. Yıldız, bu yıl Kayseri'de şimdiye kadar 7 vaka olduğunu belirterek, "4'ü Erciyes Üniversitesi'nde, 3'ü Şehir Hastanesi'nde tedavi gördü. Hastalardan 2'sini kaybettik. KKKA hastalığı koronavirüsten farklı olarak daha ölümcüldür. Özellikle tarım alanında çalışanlar risk altında. Benzer durum piknikçi ve dağcılar için de söz konusudur. Tarım ve hayvancılık alanında çalışma yapanlar kapalı giysi tercih etmeliler. Pantolonun paça içerisine sokulması iyi bir önlemdir. Kene uçan bir hayvan değil, sizin bulunduğunuz ortamda varsa hayvanlarda veya ağaçlarda, oradan size sıçrayabilen bir hayvandır. Kapalı tutmak gerekir. Kısa kollu giysiler giymemek gerekir. Bu tür riskli yerden ayrılınca mutlaka kene açısından tüm vücudun kontrol edilmesi gerekir" ifadelerini kullandı.

'BU HASTALIK İLE KORONAVİRÜSÜ AYIRMAK ZOR DEĞİL'

Yüksek ateş şikayeti nedeniyle hastalığın koronavirüs ile karıştırılmaması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Yıldız, "Bu hastalıkla koronavirüsü ayırmak zor değil. Bize yüksek ateşle geliyorlar; ama burada halsizlik, baş ağrısı, bulantı, kusma ve ishal ön plandadır. Bunlar koronavirüste de olabilir ama KKKA'da kanamalar başlıyor. Vücutta kırmızı renkli döküntüler oluyor. Gözlerde şişkinlik olabiliyor. Diş eti kanamaları ve vücudun çeşitli bölgelerinde morarmalar gibi çok daha ağır tablo karşımıza geliyorlar. Kan tahlilleri ile hızla bunları birbirinden ayırabiliyoruz. Tıpkı koronavirüste olduğu gibi burada da PCR testi söz konusudur. Hastalıkta en belirgin şey ise kene temasıdır" dedi. 

'KENEYİ ELİNİZLE ÇIKARMAYA ÇALIŞMAYIN'

Vücuda yapışan kenenin kesinlikle elle çıkarılmaması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Yıldız, "Kene bir şekilde vücudumuza yapıştı. En yakın sağlık kuruluşuna gideceğiz. Keneyi elinizle kopararak çıkarmaya çalışmayın. Ezerek hiç çıkarmayın. Çünkü bulaşmayacaksa bile bulaşır. Ezme işlemi içerisinde hayvandan kan çıkacağı için bulaşı biz daha da arttırmış olacağız. Yakarak çıkarmak her zaman hatalıdır. Sağlık merkezine gidilerek kenenin tutunduğu kafasından itibaren bütün halinde bir parça bile içeride kalmayacak şekilde çıkarılması gerekir ki en az bulaş söz konusu olsun" değerlendirmesinde bulundu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------------

Prof.Dr Orhan Yıldız'ın açıklamaları 

Diğer detaylar

Haber-Kamera: Yasin DALKILIÇ-Muhammes KISIR/ KAYSERİ,

=========================

Çam odunundan 43 yıl sonra çıkan mektup duygulandırdı

ÇORUM'un İskilip ilçesinde fırıncı Salih Yiğit, yakmak için aldığı çam odununu yararken, içerisinde mektup, fotoğraf ve bozuk paralar bulunan şişe ile karşılaştı. Şişeyi, 43 yıl önce Yusuf Bahri Eryılmaz'ın dede evini tamiratı sırasında hatıra olsun diye bahçede dikili çam ağacının içerisine yerleştirdiği ortaya çıktı. Yiğit, şişeyi Eryılmaz'ın oğlu ve torununa ulaştırdı. 

İskilip ilçesi Yeni Cami Mahalle fırıncı Salih Yiğit, yıkılan eski bir evin ahşap bölümleri ile evin enkazındaki kesilmiş çam ağacını fırınında yakmak için satın aldı. Odunları küçük parçalara ayırmaya çalışan Yiğit, çam odunu içerisinde şişe olduğunu fark etti. Şişeyi çıkaran fırıncı, içerisinde mektup madeni para ile fotoğraflarla karşılaştı. Yusuf Bahri Eryılmaz tarafından yazılan mektupta 150 yıllık evin tarihi geçmişinin anlatıldığı ortaya çıktı. Salih Yiğit, mahallede arayarak bulduğu Yusuf Bahri Eryılmaz'ın oğlu Vehbi Eryılmaz ve torunu Bahri Eryılmaz'a şişeyi teslim etti. 43 yıl sonra vefat eden babasının yazdığı mektubu okuyan Vehbi Eryılmaz duygulandı. 

'ÇOK ŞAŞIRDIM?

Fırıncı Salih Yiğit, yıkılan bir evin enkazından çıkan odunları yakmak için aldığını belirterek 'Odunları kırmaya başlayınca ortaya bir şişe çıktı. Çok şaşırdım. Fotoğraflar ile üç sayfalık mektup ve bozuk paralar vardı. Mektupta evlerle ilgili bilgiler yazıyordu. Araştırdım ve mektubu yazan ve şuan hayatta olan yakınlarıyla temasa geçtimö dedi.

'ÖMÜR BOYU SAKLAYACAĞIM?

Mektubu yazan Yusuf Bahri Eryılmaz'ın oğlu Vehbi Eryılmaz da mektubun yazılışından haberdar olduğunu belirterek, 'Babam, dede evini 1977 yılında tamir ettirirken ileride hatıra olur düşüncesiyle bir şişe içerisine kendi el yazısı ile mektup, bozuk para ve kendi fotoğrafını koydu, ağaç arasına yerleştirdi. Burası yıkılırsa ya da herhangi bir şey olursa şişeyi mektubu alıp, hatıra olur diyerek oraya saklamıştı. Aradan yıllar sonra saklanan şişe böylece ortaya çıkmış oldu. Hatırasını yaşatmış oldukö diye konuştu.

Yusuf Bahri Eryılmaz'ın torunu Bahri Eryılmaz ise şişeyi ve içinden çıkan mektup ile fotoğrafları ömür boyu saklayacaklarını söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Fırın detayları

Çam odunu detayları

Mektup detayları

Fırıncı Salih Yiğit ile röp.

Haber-Kamera: Yusuf ÇINAR ÇORUM-DHA

========================

Balon pilotu adayları, Kapadokya semalarında uçtu

TÜRKİYE'nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya bölgesinde koronavirüs tedbirleri kapsamında geçici olarak durdurulan sıcak hava balonları, eğitim alan pilotların test uçuşları için havalandı.

Koronavirüs tedbirleri kapsamında Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü sıcak hava balonuyla uçuşları 1 Temmuz'a kadar erteledi. Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya bölgesinde balon pilotu olabilmek için 11 pilot adayı, sabah saatlerinde Göreme beldesinde, sıcak hava balonlarıyla uçuş gerçekleştirdi. Havalanan balonlar bölgede güzel görüntüler oluşturdu. Yapılan çalışmayla ilgili bilgi veren balon pilotu Uzeyir Kardaş, "1 Haziran tarihi itibariyle kontrollü sosyal yaşam koşullarına uygun ve sıcak hava balon pilotlarının yetiştirilmesine yönelik eğitimlere başladık. 10 yıldır ticari olarak pilotluk yapmaktayım. 1 Temmuz  tarihinde de Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün izni doğrultusunda inşallah yerli ve yabancı misafirlerimizi Kapdokya bölgesini gezdireceğiz. Balonlarla Kapadokya'da daha renkli ve güzel bir ortam oluşuyor. Gelenler zaten balonlar için geliyor. Umudumuz 1 Temmuz tarihinden itibaren tekrar geçen yılki gibi bir doluluğu yaşamak" diye konuştu.

Pilot adayı Emine Gönen ise, bu sektöre yeni başvuranlardan biri olduğunu belirterek, "Eğitim uçuşlarında hocalarımla beraber bu sabah eğitimimi tamamlamaktayım. 16 saatlik bir eğitim alıyoruz. Bugün 13 saatini tamamlayacağız. Balon pilotu olabilmek için 60 saat sınıfta teorik bilgileri aldık. 16 saatlik havada uçuşu da bugün birer saat arayla tamamlayacağız" şeklinde konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Balon pilotu adayları yaklaşık 1 saat 20 dakika süren uçuşlarını başarıyla tamamladı.

-Balonların hazırlanışından genel ve detay görüntü

-Balon Pilotu Uzeyir Kardaş ın gazetecilere açıklaması

-Balon pilot adayı Emine gönen açıklaması

-Balonların kalkışı ndan genel görüntü 

-Balonların gökyüzünde süzülen balonlardan genel görüntü

Ahmet KORKMAZER/ NEVŞEHİR

=========================

Bacakları kesik kediyi sansar öldürmüş  

DÜZCE Veteriner Hekimler Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, bacakları kesik halde bulunan kedinin ölümüyle ilgili yapılan incelemede, sansar tarafından öldürülmüş olabileceğini düşündüklerini söyledi.

Düzce'de, patileri kesik halde bulunan kedinin ölümü ile ilgili başlatılan soruşturmada otopsi sonucu çıktı. Düzce Veteriner Hekimler Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, kedinin ölümünün hayvanlar arası boğuşmadan kaynaklandığını belirterek, "Biz de her insan gibi beşeri vahşet sandık hem üzülme hem de gereğini yapma anlamında içsel bir tepkimiz oldu. Ancak biz olaya sebep veren gelişmeleri derinlemesine inceleme ihtiyacı duyduk. Yaptığımız nekroskopide doku kaybı dediğimiz iki ön kol ile arka iki ayakların kan bulaşmaları olmaması sebebiyle ölüm sonrası kayıp olduğu ön kanısı oluşmuştu. Nekroskopiye devam ettiğimizde boğulmaya bağlı bir ölüm olduğu, devamında da doku kayıplarının olduğunu gördük. Boğaz bölgesinde darp olduğunu gördük. Bu darplar daha çok sıkmadan ortaya çıkan darpları andırıyordu. Özellikle bu kedigiller familyasına saldıran ve daha çok etçil olarak beslenen sansar grubu hayvanlarda bu saldırı türüne rastlıyoruzö dedi.

Koronavirüs sürecinde insanların evlerine çekilmesi nedeniyle hayvanların sokaklarda dolaşmaya başladığını ifade eden Karanfil, "Koronavirüs salgını sonrası insanlar evlerine çekilince bu hayvanlar sokakta dolaşmaya başladı. Sansar, kedi ya da düşman bellediği bir hayvanla öldürene kadar boğuşuyor, ihtiyacı olan kadarını üzerinden alarak kayıp oluyor. Bunu bize gösterecek veriler çokça çıktı. Yaptığımız nekroskopik çalışmalarda bunlar önümüze çıktı. Bu doğanın kendi içinde olan bir hadise verisi olarak ortaya çıktı. İnsan odaklı olduğunu düşünmüyoruz. Karın, sırt ve boğazdaki kan birikmelerine baktığımızda o darp şekilleri daha çok hayvanların yapabileceği darp şekilleri. İnsanların oluşturacağı darp şekillerinden değildi. Hayvanlar arasındaki boğuşmadan oluşan darp şekilleridirö diye konuştu.

Düzce İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri de yaptıkları kamera incelemelerinde bir şüpheliye rastlamadı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Şerif Ali Karanfil açıklamaları

HABER-KAMERA: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE,

=========================

Edirne Valiliği: Yunanistan, polis botumuza taciz ateşi açtı 

EDİRNE Valiliği, sınırda Yunanistan tarafından 10-12 kişilik askeri kamuflajlı bir grup tarafından Meriç Nehri'ndeki polis harekat botuna taciz ateşi açıldığını açıkladı.

Edirne Valiliği'nden konuya ilişkin yapılan açıklamada, şöyle denildi:

"04.06.2020 perşembe günü saat 17. 30 sıralarında, ilimiz Meriç ilçesi Başyurt Hudut Karakolu Rahmanca köyü mülki sınırları içinde, polis özel harekat unsurlarımızca Meriç Nehri'nde botla devriye görevi ifa edilirken, nehrin ülkemiz sınırı kısmında ağaç köklerine takılı bir göçmen şahsa ait ceset görülüp fotoğraf ve video çekimi yapılırken Yunanistan tarafından 10-12 kişilik askeri kamuflajlı bir grup tarafından polis özel harekat botumuza yönelik taciz ateşi açılmış, görevli personelimizin hemen pozisyon alıp havaya uyarı ateşi açması sonrasında taciz atışı son bulmuştur. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.ö

ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE 

EDİRNE,

=========================

Evlerin arasındaki Kurtuluş Savaşı şehidinin mezarına mahalleli ilgisi 

BURSA'da Kurtuluş Savaşı yıllarında şehit olduğu yere gömülen Dağlı Mehmet'in mezarı, bölgeye zaman içinde binaların yapılmasının ardından sokak ortasında kaldı. 10 yıl önce Anıtlar Kurulu tarafından onarılan mezarın bakımını ise mahalleli yapıyor.

Merkez Osmangazi ilçesi Hürriyet Mahallesi'nde binaların arasında kalan şehitlik mezarı görenleri hayrete düşürüyor. Kurtuluş Savaşı'nda 56'ncı Tümen 174'üncü Alay'da görev yaparken, 1920 yılında şehit olan Dağlı Mehmet'in mezarı, zaman içerisinde bölgeye yapılan yapılar nedeniyle sokak ortasında kaldı. Mezar, mahalle sakinlerinin isteği üzerine 10 yıl önce Anıtlar Kurulu tarafından onarılarak, şehitlik haline getirildi. Mezarın bakımını da mahalleli gönüllü olarak yapıyor.

'ŞEHİT OLDUĞU YERE DEFNEDİLDİ'

Kurtuluş Savaşı sırasında Dağlı Mehmet'in şehit olduğu yere, babasının amcası tarafından defnedildiğini ifade eden mahalle sakinlerinden Ömür Karaduman (60), "Kurtuluş Savaşı sırasında Bursa'yı Yunanlar işgal etmiş. Burada savaşlar ve çok sayıda ölümler olmuş. Mudanya taraflarında bulunan 3 askerimiz bu bölgeye geliyorlar. Biri metro istasyonunun orada şehit düşüyor. Biri Tarım İl Müdürlüğü'nün olduğu yerde şehit düşmüş. Bu asker de burada şehit düşmüş. Babamın amcası şehidi buluyor. Buraya defnediyor" dedi.

'ESKİDEN DEDELERİMİZİ KURTARMAYA GELMİŞLER'

Şehit Dağlı Mehmet'in Orhanelili olduğunu ve yakınlarının olup olmadığını bilmediğini belirten Karaduman, "Şehidin mezarının bakımını mahalleli yapıyor. Mezarlık yapılıyor buraya. Biz de bakımını yapıyoruz. Önceden mezarı yokmuş. Muhtarlık yaptırtmış mezarını. Buradan geçen vatandaşlar dua okuyor. Eskiden dedemin burada evi varmış. Onları kurtarmaya gelmişler. O bizim şehidimiz. Buradan kaldırılıp da nereye götürülecek. Burada şehit düşmüş. Bize bir zararı yok" diye konuştu.

Kaynak: DHA

Haberler››Güncel››Son dakika haberi! İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ - Haberler