TBMM'de Akdeniz Parlamenter Asamblesi toplantısı

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uluslararası Koruma Dairesi Başkanı Harun Başıbüyük, Türkiye'den, 2018 itibarıyla 114 bin 537 kişinin uluslararası koruma başvurusu alındığını bildirdi.

20.06.2019 15:17TBMM'de Akdeniz Parlamenter Asamblesi toplantısı
Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uluslararası Koruma Dairesi Başkanı Harun Başıbüyük, Türkiye'den, 2018 itibarıyla 114 bin 537 kişinin uluslararası koruma başvurusu alındığını bildirdi.
Akdeniz Parlamenter Asamblesi'nin (AKDENİZ-PA) TBMM'de düzenlenen "Nüfus Hareketleri ile Güvenlik Arasındaki İlişki" konulu toplantısının 3'üncü oturumu, "Göç Hareketleri: Ekonomik Fırsatlara Karşı İnsani ve Güvenlik Zorlukları" başlığı altında yapıldı.
Oturumun moderatörlüğünü yürüten AKDENİZ-PA Medeniyetler Arası Diyalog ve İnsan Hakları 3. Daimi Komisyonu Başkanı Yana Chiara Ehm, terörle mücadelenin küresel boyutta algıları, nüfus hareketlerini etkilediğini, bunun da güvenlik endişeleriyle birlikte yürüdüğünü söyledi.
Göç ve güvenlik üzerine tartışmaların olduğunu aktaran Ehm, bu nedenle de mültecilerin, göçmenlerin suçlu gibi görülebildiğini, bu konuda bir söylem değişikliğine ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.
Göçmen kaçakçılığıyla mücadeleye işaret eden Ehm, bu konuda ülkelerin birlikte çalışarak çözüm bulabileceğini söyledi.
Ehm, "Akdeniz'in kıyılarında benzer zorluklara sahibiz. Birbirimize ihtiyacımız var. Düzensiz göçleri azaltmak, suç ağları ile mücadele etmek için birbirimize ihtiyacımız var. Yasal ve güvenli göç yolları oluşturmak, hassas durumdaki göçmenlere yardım etmek adına birlikte çalışmalıyız. Eğer hassas kişilerin, suçluların eline geçmesin, engellemek istiyorsak onlara alternatifler sunmamız, aktif bir şekilde ülkelerin istikrarına katkıda bulunmamız lazım." diye konuştu.
"Türkiye, Suriye krizinin yönetiminde lider"
Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uluslararası Koruma Dairesi Başkanı Harun Başıbüyük, "Türkiye'de uluslararası koruma ve geçici koruma altında bulunanların yasal statüsüne" ilişkin yaptığı sunumda, ülkesinden ayrılmak zorunda kalanlar için Türkiye'nin güvenli bir liman olduğunu belirterek, Türkiye'nin, 21. yüzyılın en büyük göç hareketi olan Suriye krizinin yönetiminde lider konumda olduğunu aktardı.
Türkiye'den 2018 itibarıyla 114 bin 537 kişinin uluslararası koruma başvurusunun alındığını ifade eden Başıbüyük, koruma talebinde bulunanlar için Türkiye'de verilen hizmetleri de anlattı.
Türkiye'nin geçici korumanın içini doldurduğunu ve bu kişilere insanca yaşama hakkı verdiğini anımsatan Başıbüyük, "Ülkemiz açık kapı ve ülkeye koşulsuz kabul politikaları izleyerek, Suriye uyruklu yabancıları geçici koruma altına almıştır." dedi.
Kayıt işlemleri tamamlanan yabancılara, "geçici koruma kimlik belgesi" verildiğini belirten Başıbüyük, belge düzenlenen yabancıların sağlık, eğitim, iş piyasasına erişim, sosyal yardım ve hizmetler, danışmanlık, tercümanlık gibi hizmetlerden yararlanabildiğini kaydetti.
"Göçün üstesinden gelmek için adil bir kalkınma gerekir"
Tunus Halk Temsilcileri Meclisi üyesi Bedreddin Abdelkafi, göç sorununun insani ve hukuki boyutunun parlamenterler tarafından derinlemesine incelenmesi gerektiğini belirtti.
Düzensiz göçmenlerin fakirlikten, terörden, çatışma bölgesinden, ülkeler arası çatışmadan kaçtığını vurgulayan Abdelkafi, "Göç insani bir sorundur. Bunun üstesinden gelmek için adil bir kalkınma gerekir. Kaynak ülkeye derinlemesine inmek gerekir. Yoksa göç grafiği artarak devam eder. Yoksa asla bu tartışmalarımızda samimi olamayız." dedi.
İnsan kaçakçılığından 5.5 milyar dolar getiri
Birleşmiş Milletler (BM) Uyuşturucu ve Suç Ofisi İnsan Ticareti ve Göçmen Kaçakçılığı Organize Suçlar Bölümü Başkanı İlias Chatzis, Akdeniz bölgesindeki büyük ölçekli nüfus hareketlerine bakıldığında, bütün ülkeleri ilgilendiren karmaşık zorlukların bulunduğunu belirtti.
Chatzis, BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin 2018 tarihli küresel araştırmasında, 2016'da 2.5 milyon göçmenin kaçırıldığını, bunun da kaçakçılara 5.5 milyar dolar ekonomik getiri sağladığını aktardı.
Uluslararası Göç Örgütü'nün 2016 verilerinde 4 bin göçmenin Akdeniz'i geçmeye çalışırken boğulurken öldüğünü gösterdiğini aktaran Chatzis, "İnsan kaçakçılığı ve göçmen ticareti aslında ölümcül bir işletme gibi. Göçmen kaçakçılığı, insanları istismara açık hale getiriyor." dedi.
İnsan kaçakçılığı ve göçmen ticaretiyle mücadele edilmesi için kapsamlı çalışmaların ulusal ve bölgesel düzeyde gerçekleşmesi gerektiğini vurgulayan Chatzis, ayrıca sınır denetimlerinin artırılmasının, kaçakçılık güzergahlarının alternatifleşmesine yol açtığını belirtti.
Chatzis, "Bu suç ağlarını hedef alma ihtiyacı hepimiz için geçerli. Sadece sınırlarda değil, onların faaliyet gösterdiği her yerde bütüncül bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Bunları göç ve kalkınma politikaları içerisinde yedirmemiz gerekiyor." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye, Akdeniz, Politika

Kaynak: AA

16.10.2019 11:28:18