TBMM Genel Kurulu

TBMM Genel Kurulunda, Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlandı.

TBMM Genel Kurulu
23.06.2020 18:45 | Son Güncelleme: 23.06.2020 19:12

TBMM Genel Kurulunda, Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlandı.

TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmaların ardından grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Grup başkanvekilleri Bursa'nın Kestel ilçesinde meydana gelen sel felaketi dolayısıyla üzüntülerini dile getirerek, hayatlarını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet diledi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Bursa'daki sel felaketinin 5 ilçe, 43 köyde hasara yol açtığını, bunlardan en büyüğünün Kestel'in Dudaklı köyünde yaşandığını ve neredeyse hasar görmeyen ev kalmadığını dile getiren Dervişoğlu, İYİ Parti milletvekillerinden oluşan bir heyeti Bursa'ya gönderdiklerini belirtti. Dervişoğlu, "Altyapı çalışmalarına yeteri kadar önem verilmemesi, ülkemizin en büyük sorunlarından birisidir. Doğal afet felakettir ama sağlam altyapı bu felaketi en aza indirmek için elzemdir. Hükümetin belediyelere destek vererek ve denetleyerek altyapı çalışmalarına yönelmeyi teşvik etmesi ivedilikle gerekmektedir." diye konuştu.

Baroların yapısıyla ilgili hazırlanan düzenlemeye karşı yürüyen baro başkanlarının Ankara'ya sokulmadığını söyleyen Dervişoğlu, "Daha sonra bu yanlışlık telafi edildi. Bir hukuk devletine yakışmayan görüntüler yaşandı. Baroların yapısının değiştirilmesini, iktidarın her kurum ve kuruluşu istediği istikamete sokma, kendisine yönelen tüm itirazları da susturma çabası olarak görüyor ve yerinde bulmadığımızı ifade ediyoruz. Hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı ve savunmanın güvenliği olmazsa olmaz önceliklerimizdendir." ifadesini kullandı.

Akçay'dan Batı'ya mülteci eleştirisi

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, 20 Haziran'ın Dünya Mülteciler Günü olduğunu anımsattı.

Mülteciler söz konusu olunca devletlerin tutumları hakkında gerçek ve çelişkileri ortaya koymak gerektiğini belirten Akçay, şunları kaydetti:

"Batılı devletlerin insan hakları hususunda kendi koydukları kaidelere kendilerinin uymaması akılla, mantıkla izah edilecek gibi değildir. Bu, bir tutarsızlık ama bizim açımızdan anlaşılmayacak bir tarafı da yoktur. Batı kültürü ve siyasetinin zihni ve fikri kodlarının materyalizm, Darwinizm, sömürgecilik ve ırkçılıkla özürlü olduğunu iyi biliyoruz. Kendi vatandaşını hastanelerden atan, komşu ülkelerin yardım gemilerine el koyacak kadar gözü dönen bu zihniyeti tanıyoruz. Çocuk, yaşlı dinlemeden sınır kapılarında günlerce aç susuz bekleyen mültecilere zulmeden batı ülkelerini ve Yunanistan'ı unutmamız ne mümkün. Almanya'nın 9 Mart'ta yaptığı açıklamayla 18 yaşından küçükleri ülkesine kabul edeceğini açıklaması nasıl hafızalardan silinebilir.

Bölgemizde yaratılmaya çalışılan kaos ve panik iklimi 2011 yılından bu yana birçok kitlesel göçe sebebiyet vermiştir. Türkiye bu göç dalgalarının en önemli uğrağı olmuş ve ülkemiz hem millet olarak hem de devlet politikalarıyla mülteci meselesinde bütün dünyaya örnek olmuş, insanlık ve medeniyet dersi vermiştir. Dünyada en çok mülteciyi son yedi yıldır kesintisiz bir şekilde Türkiye barındırmaktadır. Türkiye, mülteci haklarını belirleyen en temel hukuki belgeler olan 1951 Cenevre Sözleşmesi ve 1967 Protokolü'ne harfiyen riayet etmektedir. Türkiye, mülteci meselesine ekonomik saiklerle değil cihanşümul bir devlet olmanın gereği olarak feraset ve merhametle ve insani açıdan bakmaktadır."

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, 56 baro başkanının ülkenin başkentine yürüyerek girmek istediğini ancak dün akşamüstü saatlerinden itibaren büyük bir engellenmeyle karşı karşıya kaldıklarını ifade etti.

Bir yerde savunma hakkı yoksa hukukun da adil yargılamanın da olmayacağını söyleyen Oluç, "Yargıda tuzun koktuğu bir dönemi çok açık bir biçimde yaşıyoruz. Taraflı ve bağımlı bir yargı ortaya çıkarıldı, yürütme yargı üzerinde tahakküm kurdu. Şimdi, tek tahakküm kurulamayan yer avukatlar kaldı, savunma mekanizması kaldı. Savunma mekanizması üzerinde de bir tahakküm kurma gerçekleştirilirse böylece yargıda hiçbir şey yapılamaz hale gelinmiş olacak." şeklinde konuştu.

"Bu ayıbı Türkiye'ye yaşatmaya kimsenin hakkı yok"

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, toplantının başında yerinden konuşma yapan bir milletvekilinin, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'e saldırdığını söyleyerek, "Tunç Soyer İzmir'e bayrak, bir de para basacak; özerklik ilan edecek' denilen trol çalışmasının, Meclis tutanaklarına geçirilmiş olmasını büyük bir üzüntüyle takip ettik. Söylenen kötü sözleri, hakaretamiz sözleri kabul etmiyoruz." dedi.

Genel Kurulda bugün Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını içeren kanun teklifinin görüşüleceğini dile getiren Özel, "Mecliste grubu bulunan tüm siyasi partilerin ortak önerisiyle gündeme alınmasını önemsiyoruz. Her ne kadar Meclis Başkanı, bu birlikteliği sağlayabilecekken ve biz bunu hem takdir etmiş hem de desteğimizi açıklamışken sadece bir ittifakın başkanı gibi birinci imzayı atmış olsa da komisyondaki tüm partilerin tavırları, bu tarihi hesaplaşmaya sahip çıktığını gösteriyor. Bugün gecikmiş, tarihi ve önemli bir adım atıyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Baro başkanlarının yürüyüşünün engellenmesini eleştiren Özel, "Bu ayıplı tablonun saatler önce ve çeşitli siyasi partilerin üstün gayret, katkı ve dayanışmalarıyla aşılabilmiş olmasını memnuniyetle not ediyoruz ancak bu ayıbı Türkiye'ye yaşatmaya kimsenin hakkı yok." dedi.

"Hakkı, hukuku, adaleti aradığımız için bu yasa teklifini görüşeceğiz"

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Bursa'daki sel felaketinin ardından milletvekillerinin afet bölgesine gittiğini, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun bütün gece selin yaşandığı yerde bulunduğunu aktardı.

Yaraların sarılmasıyla ilgili acil 2 milyon liralık bir yardımın hemen gönderildiğini dile getiren Zengin, Tarım ve Orman Bakanlığının çalışmalarının halen sürdüğünü belirtti.

Tokat'ta da son bir haftada 6 ilçede 9 ayrı dolu vakası ve ağır bir tarımsal kayıp yaşandığını anlatan Zengin, "Bu konuyla alakalı olarak Tarım ve Orman Bakanlığımız çiftçilerimize, elinden gelen gayreti, desteği gösterecek." dedi.

Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını içeren kanun teklifinin komisyon görüşmelerinde de büyük bir hassasiyetin bulunduğunu söyleyen Zengin, "Hukuk devleti ilkesinin karşılığını arıyorsak bugün yaptığımız çalışma aslında bizlerin, hukuk devleti ilkesine yaklaşımını ortaya koyan bir tavırdır. Hakkı, hukuku, adaleti aradığımız için aslında, bugün bu yasa teklifini görüşeceğiz." değerlendirmesini yaptı.

Geçen hafta Meclis'te, AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ile birlikte 35 baro başkanını dinlediklerini aktaran Zengin, 4 saat süren bu görüşmeden büyük mutluluk duyduklarını söyledi.

Yürüyüşlerin nasıl olacağı konusunda Anayasa'daki atıfa dikkati çeken Zengin, "Bu yürüyüşün hangi şartlar altında nasıl yapılacağını, idarenin bu konuyla alakalı yönlendirmelerini, yürüyüş yapılırken uyulacak kuralların da kanunla düzenleneceğini Anayasa'nın 34'üncü maddenin son fıkrası zaten söylüyor. Geldiğimiz noktada zaten süreçlerini tamamladılar, Anıtkabir'e gittiler, Anıtkabir'de de planladıkları süreci tamamlamış oldular." dedi.

Öte yandan kabul edilen Danışma Kurulu önerisiyle Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını içeren ve TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile AK Parti ve MHP milletvekillerinin imzasını taşıyan Teşkilatı Esasiye Kanununun Bazı Hükümlerinin Kaldırılması ve Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Geçici Kanunun Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılması ve Neden Olunan Mağduriyetlerin Giderilmesi Hakkında Kanun Teklifi, gündemin ilk sırasına alındı.

Genel Kurulda, Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını öngören kanun teklifinin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.

Kaynak: AA

Etiketler: Türkiye, Politika, Haber
Haberler››Politika››TBMM Genel Kurulu - Haberler