Türk Toraks Derneğinden termik santral uyarısı

Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram, derneğin "Termik santrallerin TBMM'nin önceki kararı uyarınca hemen kapatılmasını, hava kirliliğini yaşamla bağdaşmaz boyutlara ulaştıracak olan bu 'ölüm izni'nin acilen iptal edilmesini talep ettiğini" duyurdu.

09.11.2019 15:52 | Son Güncelleme: 09.11.2019 15:52Türk Toraks Derneğinden termik santral uyarısı
Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan Bayram, derneğin "Termik santrallerin TBMM'nin önceki kararı uyarınca hemen kapatılmasını, hava kirliliğini yaşamla bağdaşmaz boyutlara ulaştıracak olan bu 'ölüm izni'nin acilen iptal edilmesini talep ettiğini" duyurdu.
Bayram, dernekten termik santraller ve hava kirliliğine ilişkin yapılan açıklamada, verilerin halihazırdaki kirlilik düzeyinin oldukça zararlı bir aşamada olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Hükümetin gerekli önlemleri hızla ve etkili bir şekilde alması gerektiğini aktaran Bayram, "Böyle bir aşamada, TBMM Genel Kurulu'na sunulan öneri ile şimdiye kadar binlerce insanın ölümüne neden olmuş santrallerin havayı kirleterek insanları öldürmesine izin verilmek istenmesi bilimsel ve insani açıdan kabul edilebilir değildir." değerlendirmesinde bulundu.
Bayram, Türk Toraks Derneğinin her insanın sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürme hakkı olduğunu savunduğunu belirtirken, derneğin talebini, "Bunun için akciğer sağlığının ve doğanın korunmasının zorunlu olduğunu bilerek, termik santrallerin TBMM'nin önceki kararı uyarınca hemen kapatılmasını, hava kirliliğini yaşamla bağdaşmaz boyutlara ulaştıracak olan bu 'ölüm izni'nin acilen iptal edilmesini talep etmektedir." şeklinde açıkladı.
"DSÖ hava kirliliğini görünmez katil olarak tanımlıyor"
Türk Toraks Derneği Çevre Sorunları ve Akciğer Sağlığı Çalışma Grubu Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Nilüfer Aykaç, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) her yıl 8 milyondan fazla ölüme yol açması nedeniyle hava kirliliğini "görünmez katil" olarak tanımladığını aktardı.
Fosil yakıtların kısa vadede hava kirliliği ve uzun vadede karbondioksit emisyonuna neden olarak küresel iklim krizine yol açtığına işaret eden Aykaç, olumsuz etkinin önüne geçmek için özellikle bazı gelişmiş ülkelerin fosil yakıtların kullanılmasını terk ederek, daha az zararlı olan, yenilenebilir enerjiyi kullanmaya yöneldiğini anlattı.
Aykaç, bir süre önce TBMM'de temsil edilen siyasi partilerin, gerekli yatırımları yapıp önlemleri almadığı için 2'si kamuya, 11'i özel sektöre ait 13 termik santralin gelecek yıl başında kapatılması gerektiğini ortak bir kararla hükme bağladığını hatırlatarak, şöyle devam etti:
"Bu 13 termik santrale 2,5 yıl ek süre verilerek bir anlamda yeniden havayı 'kirletme izni' verilmesi gündemdedir. Birey ve toplum sağlığı açısından yıkım anlamına gelecek bu karar, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunun 1 Kasım'da yapılan toplantısında Meclis Genel Kuruluna sunulmak üzere kabul edilmiştir. Söz konusu termik santrallerin yer aldığı bölgelerin 2019 yılındaki hava kirliliği incelendiğinde, bu bölgelerin tamamında hava kirliliği sınır değerlerinin aşıldığı görülmektedir. Öte yandan 'kirletme izni' verilmesi hedeflenen bu bölgelerde yaşayan insanların, mevcut haliyle dahi yılın hemen her günü hastalık ve ölümlere yol açacak düzeyde kirli hava soluduğu görülmektedir. Avrupa Birliği ölçülerinin yılda en fazla 35 gün sınır aşılmasına izin verdiği hatırlandığında Türkiye'nin bugün itibarıyla yaşadığı kirlilik düzeyinin ne kadar yüksek ve ürkütücü olduğu anlaşılabilir."

Türk Toraks Derneği, Güncel

Kaynak: AA

21.11.2019 12:28:15