17 Nisan 2019, 11:04

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz: Bizim de Kusurumuz Vardı Ama Ortada Bizim Farkedemeyeceğimiz Kanunsuzluklar Yapıldı

İstanbul seçimleriyle ilgili konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz "Bizim de kusurumuz vardı. Ama ortada bizim de farkedemeyeceğimiz bir takım kanunsuzluklar yapıldı" dedi.

AK Parti, İstanbul seçimlerinin iptali ve seçimin yenilenmesi için dün Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) olağanüstü itirazda bulunmuştu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz ve AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, parti genel merkezinde medya kuruluşlarının Ankara temsilcileri ile bir araya geldi.

"GÜN GÜN FARKIN NASIL ERİDİĞİNİ GÖSTEREBİLİRİM"

Yavuz'un burada yaptığı açıklamalarından satır başları şöyle:

''Sadece geçersiz oy sayımıyla AK Parti lehine düzeltilen oy 5 bin 594. Maddi hata düzeltimi tüm oyların sayımına ilişkin düzeltmeler yapıldı. İstanbul'daki bütün sandıları baz aldığımızda sadece yüzde 10'u sayıldı. 13 bin 908-13 bin 800'lere gün gün aradaki farkın nasıl eridiğini size gösterebilirim.

2 Nisan'da fark 24 bine inmiş. 5 Nisan'da 18 bine, 8 Nisan'da 15 bin civarında. Bugün itibariyle 13 binli rakamları telaffuz ediyoruz. Nasıl bu kadar oy aşağı düştü. Hiçbir şey olmamış ise... Biz diyoruz ki kesinlikle bir şeyler oldu. Bizim de bir parça kusurumuz vardı. Ortada kanunun dışına çıkan seçim günü fark edemeyeceğimiz bir takım kanunsuz işlemler yapıldı diyoruz. Bir takım kanunsuzluklar yapıldı.''

"BİZ SEÇİM SİSTEMİNE GÜVENİYORUZ"

Ben CHP'nin tavrını kesinlikle anlamıyorum. Bu işi baştan sona CHP kurguladı, bu usulsüzlüğü yaptı iddiasında değilim. Bu oldu ve biz belgeleriyle ortaya koyuyoruz. CHP'ye de düşen bu kanunsuz işlemleri takip etmesidir. Biz bu sistemi ayıklayamazsak bundan sonraki seçimlere ilişkin herkesin kafasında soru işareti kalır. Bu iş CHP'ye yarasın diye yapıldı. Sırf Ekrem İmamoğlu'na yarasın diye bu kadar şüpheyle seçimin arkada kalmasına hiçbir partinin gönlünün razı olmaması gerekir. Kanunsuzluk, usulsüzlük, seçim işleri yolsuzluğu yapıldı.

Biz seçim sistemine güveniyoruz. Burada olan seçim sistemiyle alakalı değil. Burada olan seçim mevzuatının çıkmaması gereken birilerinin ya kendilerinin çıkması ya da çıkmasına neden olan birilerinin varlığıdır. Kamu görevlisi olmayan 19 bin 623, 62 bin 560 kamu görevlisi görevlendirmemiz gerekirdi. Kamu görevlisi içinde görev yapmasına engeli olan kamudan ihraç edilen 12 kişi, emekli olan, görevden uzaklaştırılan, 32 askeri personel var. Belediyede SSK'lı çalışanlar var, diğer şirketlerde çalışanlar var, Bağ-Kur'lu olan var. En son milletvekili seçiminde en fazla oyu almış, seçime katılma hakkı olan 5 siyasi parti kurula üye veriyor. Bir de memur üye ve başkan var.

"İMZA YANLIŞ KİŞİ TARAFINDAN ATILMIŞ"

Bu tam kanunsuzluk anlamına gelmez mi? Dedi ki birisi, 'Ben valiliğe geldim, silah ruhsatı istedim. Sonra valinin imzası diye hademe imzaladı. Emniyet güçleri beni çevirdi ve imzanın geçersiz olduğu ortaya çıkar.' Ne olur? O kişi valinin imzaladığını biliyor; bu polis çevirmesinde ortaya çıkıyor. CHP 'Ruhsat var' diyor. Var da imza yanlış kişi tarafından atılmış. Bu imza kabul edilemez, seçimin iptali gerekir diyorum.

Biz sandık başkanları üzerinden yürütülen organize usulsüzlük olduğunu düşünüyoruz. Yoksa bu kadar rakamı kimse bulmayı düşünmezdi. Kimse engeli olan birilerini sandık başına yerleştirmezdi. Kamu görevlisi dışına çıkıyorsan bunlardan yapmak zorunda mısın?

"BUNLAR MÜŞTEREK, KASITLI VE ORGANİZELİ YAPILMIŞTIR"

Bir iddiada bulunuyoruz; diyoruz ki, bu seçimlerinin belkemiğini sandık sayım döküm çizelgeleri oluşturur. Bütün sistem sandık başkanları üzerinden yürüyor. Kamu görevlisi değilse o torbaları ne yapıyor? seçimden sonra da sayımdan sonra da bu işin temelini sayım döküm cetvelleri oluşturuyor. Kanun ve genelge çok net. İki üye çeteleyi alır, sandık başkanı okur, iki üye tik atmaya başlar. Bunlar karşılaştırılır. İki üye arasında çelişki varsa bir kez daha okunur. Bunun bir takım kanuni olmazsa olmazları var. Mühür, barkot, imza, rakamlar yazılmış, çentikler olmuş olacak. Sayım döküm cetvellerinde acayip hatalar, eksikler var. Bunlar müşterek, kasıtlı ve organizeli yapılmıştır. Mühürsüz oy adedi 5 bin 388'dir.694'ü imzasıdır, 294'ü boştur, 498 tanesi eksiktir, 1335 tanesinde bir takım eksiklikler söz konusudur. Sandık adedi kadar sayım döküm cetveli var. 62 bin 560 adedin biri torbalara, biri seçim kuruluna gönderiliyor. Seçim kurulu tarıyor ve partilere söylüyor. Torbayı açıyorsunuz sayım döküm cetveli yok, sistemde yok, imza yok, mühür yok, isim yok. Bunlar doğru mu? 10 bine yakın sayım döküm cetveli sorunlu.

"OY KULLANAN KISITLILAR NEDENİYLE 4 YERDE SEÇİMLER YENİLENECEK"

Her seçimde ileri sürülen, seçimin iptali için başvurulan yöntemdir. Hiçbir seçimde böyle sandık başkanı usulsüzlüğü olmamıştır. Hiçbir seçimde sayım döküm cetvellerine dayandırılan usulsüzlük olmamıştır. Her seçimde daha çok işletilen, daha olağan olana geliyoruz. Kısıtlılar. Bir CHP'li yetkili, 'Kısıtlıların oy kullandığını nasıl biliyorsunuz' diyor. Biz de YSK'ya ileri sürüyoruz. İptal edilen 4 yer var. Burada da bunlara dayandırılmıştır. Daha çok kısıtlıların oy kullanması söz konusu olmuş. Burada zikredilenler 2 bin 308 kısıtlı mahkeme kararı var. Mahkeme kararı olmayan yüzde 40'tan fazla zihinsel engelli var. Bin 229 ölü, 236 yerleşim yeri cezaevi olmasına rağmen seçmen listesinde yer alanlar. Buradakilerinin hiçbirinin karşılığında oy kullanamaz şerhi yoktur.

"SANDIK BAŞKANLARI CEZAİ MÜEYYİDEYİ GÖZE ALARAK BİR ŞEYLER YAPMIŞ"

Bir de kayıplar oylar var. Ataşehir'de 34 oy pusulası yok. Kadıköy'de 24 oy pusulası yok. Yaklaşık 100-150 oy pusulası yok. Bunlar örnek kabilinden sunduklarımız. Sandık başkanları üzerinden bir seçim kurulunda birileri her türlü cezai müeyyideyi göze alarak bir şeyler yaptı. Hata edenler de vardır. Sehven yanlışlık yapmış olabilir.

BÜYÜKÇEKMECE TARTIŞMASI

Büyükçekmece'de ne oldu? Seçimin yenilenmesi için de olağanüstü bir itirazımız var. Büyükçekmece Belediyesi'ndeki bir işçi Mehmet Özgür Samanlar isimli bir işçi, ilçe nüfus müdürlüğünde görevlendiriliyor 28 Mart 2017'de. Bu iş son anda başlatılmadı. Benim kişisel tahminim, 24 Haziran öncesi başlayan bir kurgu, çalışma var. Bu işler hatalı değildir, bu işler adeta teamülen yapılmıştır. Bilerek, isteyerek, kurgulayarak yapılmıştır. 24 Haziran öncesi başlıyor. 24 Haziran seçimlerinde en fazla 1 milletvekiline etki edebilirlerdi. Ama ne kadar atımlık barutu varsa, İstanbul'da el değiştirelim bir zaaf ortaya çıkaralım dediler. Bunu sadece bir yerin kurgulaması mümkün değildir. Bu işin beyin takımına ilişkin çok konuşmamızda fayda var. Bu beyin neresiyse, orası bütün güçleri birleştirmeyi becermiş. Yasal, gayriyasal yapılanmalardan istifade etmiş. Bu işin içinde birçok gayriyasal oluşumlardan görevlendirilenler olduğunu düşünüyorum.

Fatih, Yüksek Seçim Kurulu, Ali İhsan Yavuz, AK Parti, Politika, Güncel