Uluslararası 3. Akıllı İktisadi Planlama ve Sanayi Politikaları Çalıştayı

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, "Milli Teknoloji Hamlesi çerçevesinin iki temel ayağı var. Birincisi yüksek katma değer üreten bir sanayi inşa etmek, küresel rekabette yüksek teknoloji seviyesine sahip ürünlerle bu rekabete dahil olmak.

15.10.2019 12:53 | Son Güncelleme: 15.10.2019 12:53Uluslararası 3. Akıllı İktisadi Planlama ve Sanayi Politikaları Çalıştayı
Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, "Milli Teknoloji Hamlesi çerçevesinin iki temel ayağı var. Birincisi yüksek katma değer üreten bir sanayi inşa etmek, küresel rekabette yüksek teknoloji seviyesine sahip ürünlerle bu rekabete dahil olmak. İkincisi de tam bağımsızlığımız için olmazsa olmaz teknolojik ürünleri, yerli, milli ve özgün olarak geliştirme ve üretmek." dedi.
Kacır, OSTİM Teknik Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleşen, "Uluslararası 3. Akıllı İktisadi Planlama ve Sanayi Politikaları Konferans ve Çalıştayı"nın açılışında yaptığı konuşmada, Barış Pınarı Harekatı'nı gerçekleştiren Türk ordusuna başarılar diledi.
Ülkeye ve bölgeye huzur, güvenlik, istikrar getirmek için gayret gösterdiklerini aktaran Kacır, "20. yüzyılda savaşların pek çoğu başka ülkelerin topraklarında gözü olan dolayısıyla o ülkelerin huzurunu bozmak için binlerce kilometre öteden o ülkelere gelip düzeni ortadan kaldıran aç gözlüler yüzünden çıktı. Bugün de maalesef koca koca devletlerin müttefiklerine karşı olmak pahasına terör örgütlerini desteklediği bir küresel düzenden bahseden hale geldik." değerlendirmesinde bulundu.
Kacır, 'de sanayi ve teknolojinin gelişimine yönelik politikaları "Milli Teknoloji Hamlesi" adı altında çerçevelendirdiklerine işaret ederek, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin fırsatlarını, güçlü yanlarını, ülkemizin yetkinliklerini ve karşı karşıya olduğumuz sınamaları kamuoyuyla paylaştık. Milli Teknoloji Hamlesi çerçevesinin iki temel ayağı var. Birincisi yüksek katma değer üreten bir sanayi inşa etmek, küresel rekabette yüksek teknoloji seviyesine sahip ürünlerle bu rekabete dahil olmak. İkincisi de tam bağımsızlığımız için olmazsa olmaz teknolojik ürünleri, yerli, milli ve özgün olarak geliştirme ve üretmek."
"Başarı hikayesi yazdık"
Kacır, Türkiye'nin son 15 yılda büyük bir teknoloji ekosistemi inşa ettiğine dikkati çekerek, bu kapsamda atılan adımlar hakkında bilgiler verdi.
Savunma sanayinde yerli ürünlerin payının son yıllarda hızla arttığını belirten Kacır, "Bunu bütçemizden savunmaya ayırdığımız payı artırarak değil, eğitime ayırdığımız payı yükselterek gerçekleştirdik. Yani beşeri sermayemize, gençliğimize yaptığımız yatırımlarla başarı hikayesini yazdık. Bizim en önemli önceliklerimizden bir tanesi savunma sanayindeki başarımızı sanayi ve teknolojinin diğer alanlarında hayata geçirmek." diye konuştu.
Kacır, Türkiye'nin otomotiv sektörüne yönelik büyük bir üretim altyapısı olduğunu aktararak, "Ancak küresel pazarda bir Türk markamız yok. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin otomobil hamlesi, elektrikli otomobillerin, otonom araçların hızlı bir şekilde ortaya çıktığı bir dönemde bizim için bir fırsat penceresine dönüşecek ve bütün bir sanayiyi çok hızlı bir şekilde dönüştürmemize imkan sağlayacak." ifadelerini kullandı.
"Kümelenmeyi yaygınlaştırmaya çalışıyoruz"
OSTİM Teknik Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Orhan Aydın da OSTİM'de de bir sanayileşme sürecinin içinde bulunduklarının altını çizerek, "Dünyanın izlediği sanayileşme politikalarının en önemlilerinden biri olan kümelenmeyi yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Üniversitemizin faaliyete geçmesiyle bunu daha hızlandırarak bölgemize, ülkemize ve insanlığa katkı sağlayabileceğimizi düşünüyoruz." diye konuştu.

Mehmet Fatih, Türkiye, Ekonomi

Kaynak: AA

14.12.2019 03:35:39