Uzmanlar, çocuklarda görülen yeni sendroma karşı ebeveynleri uyardı

Uzmanlar, çocuklarda kalp ve damarları etkileyen, benzer belirtilerle bilinen Kawasaki hastalığıyla benzer özellikler gösteren, bazı Avrupa ülkeleri ile ABD'e görülen ve yeni tip koronavirüse (Kovid-19) bağlı olmasından endişe edilen yeni sendroma karşı ebeveynleri, çocuklarında yüksek...

Uzmanlar, çocuklarda görülen yeni sendroma karşı ebeveynleri uyardı
03.05.2020 11:00 | Son Güncelleme: 03.05.2020 11:00
Uzmanlar, çocuklarda kalp ve damarları etkileyen, benzer belirtilerle bilinen Kawasaki hastalığıyla benzer özellikler gösteren, bazı Avrupa ülkeleri ile ABD'e görülen ve yeni tip koronavirüse (Kovid-19) bağlı olmasından endişe edilen yeni sendroma karşı ebeveynleri, çocuklarında yüksek ateş belirtisinin ortaya çıkması halinde doktora başvurmaları konusunda uyardı.
İngiliz Ulusal Sağlık Sisteminin (NHS) doktorlara yolladığı bilgi notuyla kamuoyuna yansıyan sendrom, çocuklarda yüksek ateş, düşük tansiyon, kızarıklık ve solunum güçlüğü gibi belirtilerle görülüyor. NHS verilerine göre vakalar, "sitokin fırtınası" olarak bilinen, bağışıklık sisteminin aşırı tepkisiyle ortaya çıkan sendroma benzer özellikler de gösteriyor.
Kalbi ve damarları etkileyen sendrom, belirtiler açısından Kawasaki hastalığına benzetilirken, hastaların bir kısmında Kovid-19 tespit edilmesi, yeni sendromun mevcut salgınla bağlantılı olabileceği kuşkusunu doğurdu.
İngiltere'nin ardından aralarında İtalya, İspanya, ABD, İsviçre, Belçika ve Fransa'nın da yer aldığı bir dizi başka ülkede de ortaya çıkan yeni sendromda, şu ana kadar bilinen vaka sayısı 100'e ulaştı. Bu arada, Dünya Sağlık Örgütü de klinik şebekeleri aracılığıyla sendromun mercek altına alındığını bildirdi.
"Kawasaki, çocukluk çağında en sık görülen ikinci edinsel kalp hastalığı"
İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayper Somer, insanların henüz tanımadığı bir virüs olan Kovid-19 enfeksiyonu sonrası dünyada bazı hastalık bulgu ve belirtilerinin ortaya çıkmasının normal olduğunu ifade etti.
Yeni sendromun Kawasaki hastalığı ve bunun bir şokla seyreden formuna benzer bulgularla geldiğini aktaran Somer, 1967'de Japonya'da Dr. Tomisaku Kawasaki'nin ilk defa tanımlandığı Kawasaki hastalığına ilişkin şu bilgileri verdi:
"Kawasaki hastalığı çok net nedeni bilinmeyen bir durum. 6 ay ila 5 yaş arası çocuklarda görülen bir tablo, nadiren 13-14 yaşında görülebiliyor. 5 günden uzun süren ateşle başlıyor. Gövdede döküntü, ağız ve dudaklarda çatlaklık ile kızarıklık, el ve ayak eklemlerinde şişlik görülüyor, lenf bezleri büyüyor, gözlerde de iltihaplanma oluyor. Kawasaki hastalığının en büyük sorunu kalp damarlarını tutması. Yani bu bir damar iltihaplanması. Vücuttaki birçok damarı tutuyor ama en korkulan koroner arterler. Kalbi besleyen arterlerde bir genişleme yapıyor. Çocukluk çağında ya da genç erişkinde ileri yaşlarda ortaya çıkabilen kalp krizinin en sık sebebi. Ayrıca kalp kasını direkt tutarak miyokardit de yapabiliyor. Kalbin kasılmaları bozuluyor. Buna bağlı kalp yetmezliği ve ölüm gelişebiliyor. Kawasaki, çocukluk çağında ortaya çıkan Türkiye'de ikinci sıradaki en sık edinsel kalp hastalığı."
Prof. Dr. Somer, 10. güne kadar ekokardiyografi yapılıp kalpte bu bulgulara saptanan hastalara, "immün globulin" denilen, çok yüksek oranda antikor içeren, vücudu savunan antikorlardan oluşan bir plazma verildiğini ve kalp tutulumunun yüzde 25'ten yüzde 3 ila 5'e kadar indirilebildiğini söyledi.
"Bu sendrom için üç farklı durum söz konusu olabilir"
Avrupa ve ABD'de Kovid-19 salgını sonrası gelişen, Kawasaki hastalığına benzeyen bir tablonun ortaya çıktığına işaret eden Somer, "Kawasaki'deki damar bulguları, vücutta bağışıklık sisteminin bilinmeyen bir sebeple aşırı uyarılması sonrası ortaya çıkıyor. Yani Kovid-19'da görülen sitokin fırtınasının benzeri ortaya çıkıyor ve vücut kendine zarar veriyor. Bu tabloya yol açabilen bir çok sebep arasında virüsler de var. Kawasaki bu virüslerin, bakterilerin ve mantarların sebep olduğu aşırı inflamasyon durumu. Kawasaki'nin en sık görüldüğü aylar bahar dönemi. Bu yüzden Kawasaki vakalarının artışı dikkatimizi çekmiş olabilir." diye konuştu.
Kovid-19 salgını nedeniyle bütün ateşli hastalara koronavirüs şüphesiyle yaklaşıldığını ifade eden Somer, şu değerlendirmede bulundu:
"Bu görülen yeni sendrom, gerçekten normal Kawasaki hastalığı olabilir. Kawasaki ve Kovid-19 rastlantısal belirtisi de olabilir. 2 tane farklı tablo aynı çocukta görülebilir. Başka bir virüse bağlı Kawasaki var, aynı zamanda koronavirüs enfeksiyonu geçiriyor. Başka bir olasılık, koronavirüs de Kawasaki'ye yol açan bir virüs olabilir. Çünkü bazı hastalarda Kovid-19 testi negatif çıkmış, onlar normal Kawasaki. Bu sendrom için üç farklı durum da söz konusu olabilir. Bunu belirlemek için DSÖ, dünyadaki tüm çocuk hekimlerine yüksek ateş şikayetiyle gelen vakalarda Kawasaki olasılığı açısında dikkatli olunması için uyarı gönderdi."
"Çocuğunuz ateşlendiğinde doktora götürün"
Prof. Dr. Somer, Türkiye'de bu sendromun görüldüğünü dair resmi bir bilgi olmadığını belirterek, İstanbul'da Kawasaki vakalarının normaldeki sıklıkla görüldüğünü fakat ölümcül seyreden ya da yoğun bakım tedavisi gerektiren bir vaka olmadığını vurguladı.
Ebeveynlere, çocuklarını bu sendromdan korumak için sokağa çıkma kısıtlamasına uyulması, izolasyonun artırılması, temastan kaçınılması, maske kullanma ve elleri sık sık yıkama önerisinde bulunan Somer, şu uyarıyı yaptı:
"Özellikle bu dönemde hastalarımızı uyarıyoruz. Bu dönemde çocuklarınız ateşlendiyse eğer 'Evden çıkarmayayım, çocuğum mikrop kapmasın, koronavirüs olmasın.' diye, çocuklarınızı evde tutmayın. Mutlaka doktora danışın, hastaneye götürün. Çünkü Kawasaki hastalığı çok nadir görülen bir tablo aslında ama çocuğunuzda bunun başlangıcı olabilir. Tedaviyi ilk 10 günde vermek gerektiği için çocuklarda yüksek ateş görüldüğünde hastaneye gitmeleri gerekiyor."
"Hastalığın en temel bulgusu 5 gün süren ateş"
Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Öğretim Üyesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Merih Çetinkaya ise Kawasaki sendromunu, "5 yaşın altındaki çocukların vücutlarındaki küçük ve orta damarların tutulduğu, akut başlangıçlı ve tüm vücudu etkileyen vaskülit" olarak tanımladı.
Hastalığın en temel ve olmazsa olmaz bulgusunun en az 5 gün boyunca devam eden ateş olduğuna işaret eden Çetinkaya, şunları aktardı:
"Bu ateşe ek olarak her iki gözde akıntı ve ağrının eşlik etmediği kızarıklık; dudakta çatlaklar, ağız içinde ve dilde kızarıklıklar; tüm vücutta kızarıklar ile karakterize kızamık benzeri döküntü; el ve ayak uçlarında kızarıklık, şişlik ve sonrasında soyulmalar ve sıklıkla boyun bölgesinde, tek taraflı ve 1,5 santimetreden büyük olacak şekilde lenf bezlerinde büyüme şeklindeki 5 bulgudan 4 tanesinin bulunması ile Kawasaki hastalığı tanısı konulmaktadır. Bunun yanı sıra bazı olgularda bulantı, kusma, idrar yolu enfeksiyonu, artrit, menenjit gibi diğer sistem bulguları da olabilir."
"Kovid-19, Kawasaki hastalığının gelişimini tetiklemiş olabilir"
Prof. Dr. Çetinkaya, Kawasaki hastalığının son günlerde başta Avrupa ülkeleri olmak üzere bazı ülkelerde ve özellikle Kovid-19 enfeksiyonu olan çocuklarda görüldüğünün bildirildiğini hatırlatarak, şöyle devam etti:
"Geçmiş yıllarda özellikle erişkin hasta grubunda üst solunum yolu enfeksiyonuna neden olabilen bazı koronavirüs türlerinin Kawasaki hastalığı gelişimini tetikleyebileceği bildirilmiş olup, zaten mevsimsel olarak da ortaya çıkabileceği bilinen Kawasaki hastalığının Kovid-19 enfeksiyonu ile birlikte görülmesi söz konusu olabilir. Yani, Kovid-19 enfeksiyonu Kawasaki hastalığının gelişimini tetiklemiş olabileceği hipotez edilebilir. Ancak, şu an için elde verilerin çoğu medyaya yansımış haberler olup, bilimsel tıp dergilerinde bununla ilgili sadece bir vaka bildirimi yapıldığı için Kovid-19 ile Kawasaki hastalığı birlikteliği ve ilişkisi konusu çok dikkatli yorumlanmalıdır."
Mevcut bilgilerle hem Kovid-19 enfeksiyonunda hem de Kawasaki hastalığında inflamasyona yol açan sitokinlerin aşırı salınarak sitokin fırtınasına neden olabildiğinin bilindiğini belirten Çetinkaya, "Kısıtlı bilgilerimiz Kovid-19 enfeksiyonun çocuklarda çok daha hafif seyretmesi, yine Kawasaki hastalığının bugüne kadar sitokin fırtınasının kontrol altına alınabilmesi ümit verici olsa da bağışıklık sistemindeki bu şekildeki etkilenmelerin uzun dönem etkilerini görmek için zamana ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum." dedi.
"Ebeveynler Kovid-19 ve Kawasaki hastalığının bulgularını bilmeli"
Çetinkaya, bu hastalığın Avrupa ülkelerinin yanı sıra Türkiye'de ve dünyanın her yerinde görülebilme ihtimali olduğunu, özellikle mevsim açısından da artış gösterebileceği bir dönemde olunduğunda Türkiye'de görülmesinin şaşırtıcı olmayacağını söyledi.
Kawasaki hastalığının gelişimini engelleyebilecek net bir önlem olmadığına fakat hastalığı enfeksiyonların tetikleyebileceği akılda tutularak enfeksiyon bulaş önlemleri denilen el ve ortam hijyeni, enfeksiyonlu kişilerle temasın en aza indirgenmesi gibi temel kurallara uyulmasının yeterli olacağına işaret eden Çetinkaya, "Hekimlerimiz ise Kawasaki hastalığı düşünülen çocuklarda hızla tanıyı koymalı. Özellikle koroner damar tutulumu olup olmadığının değerlendirilmesi ve uygun tedaviye başlamaları hastalığın çocuklarda bırakacağı hasarı en aza indirecektir." ifadelerini kullandı.
Çetinkaya, ebeveynlere, Kovid-19 ve Kawasaki hastalığının bulgularını bilmeleri, bu bulguların varlığında mutlaka çocuk hekimlerine danışmaları tavsiyesinde bulundu.

Kaynak: AA