Yaralı Darbecileri Koruyan Tabip Komutanlar Savunma Yaptı

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Beytepe Asker Hastanesinde yaşanan olaylara ilişkin, aralarında hastanenin eski başhekimi uzman tabip jandarma albay Halil Atılgan'ın da bulunduğu 4 sanık savunma yaptı.

14.04.2017 13:20 | Son Güncelleme: 14.04.2017 13:20Yaralı Darbecileri Koruyan Tabip Komutanlar Savunma Yaptı
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Beytepe Asker Hastanesinde yaşanan olaylara ilişkin, aralarında hastanenin eski başhekimi uzman tabip jandarma albay Halil Atılgan'ın da bulunduğu 4 sanık savunma yaptı.

Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Halil Atılgan, Yusuf Özdemiroğlu, Osman Elmalıca, Engin Özay ile avukatları ve yakınları katıldı.

Darbe girişimi merkezlerinden Jandarma Genel Komutanlığında, polisle girdikleri çatışmada yaralanan eski binbaşı Özkan Öztürk ile eski yüzbaşı Mehmet 'ı, hastanede yaptığı ilk müdahaleden sonra adli makamlara bildirmemekle suçlanan sanık eski başhekim Atılgan savunma yaptı.

Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, beraatini isteyen Atılgan, Mahkeme Başkanı İsmail Ademoğlu'nun "15 Temmuz günü Türkiye bir travma yaşadı ama ifadenizde bundan hiç bahsetmediniz." şeklindeki tespiti üzerine, "Ben 23 yıl 11 ay TSK'da görev yaptım. O gece ne olduğunu anlamadım. Devlet ortada yoktu, kendi başımıza hareket ettik. Hasta ve yaralılara yardım etmek zorunda kaldım. Ayrım yapmadan tüm personelimi göreve çağırdım ve sağlık hizmeti verdik." dedi.

Darbe girişiminde, sözde "Yurtta Sulh Konseyi" tarafından sıkıyönetim komutanları, askeri hakim ve savcılarla komutan görevlendirmeleriyle ilgili mesajlar geldiğini anlatan Atılgan, "Genelkurmay Başkanı açıklama yapmayınca, darbe aleyhine yapılan açıklamalara itibar etmedim. Ülkede kaotik bir durum vardı ve sorumluluk alarak görevimi yaptım." ifadelerini kullandı.

Darbe girişimi sırasında yaralanan darbeci askerleri tedavi ettikten sonra, bu durumu adli makamlara bildirmemekle suçlandığını hatırlatan Atılgan, "O gece yaralıların hastanelere taşınması için 4 ambulans görevlendirdim. Bu ambulanslardan 2'sini Jandarma Genel Komutanlığına, diğerlerini ise farklı yerlere gönderdim. Yaralıların taşınma işleminin bir suç oluşturduğu kanısında değilim. Benim yerimde kim olsa aynı şeyi yapardı." diye konuştu.

Söz konusu yaralılarla özel bir görüşme yapmadığını, doktor hasta bağlamında yapılması gerekenleri uyguladığını belirten Atılgan, Mahkeme Başkanı Ademoğlu'nun, FETÖ'nün şifreli yazışma programı ByLock'u kullandığının tespit edildiğini belirtmesi üzerine, "Bu yöndeki suçlamaları kabul etmiyorum. Bu programı da kabul etmiyorum." dedi.

Savunma yapan sanıklar eski jandarma tabip albay Yusuf Özdemiroğlu, eski jandarma tabip binbaşı Engin Özay ve eski jandarma tabip üsteğmen Osman Elmalıca da haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek beraatlerini istedi.

Savunmaların ardından mahkeme, sanık avukatlarının talepleri ve duruşma savcısının mütalaasını aldıktan sonra ara kararını açıkladı. Sanıkların tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, ByLock kullandığı tespit edilen sanıkların yazışma detaylarının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından istenilmesine hükmetti.

İddianame

İddianamede, sanıkların "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "Sağlık Mesleği Mensuplarının Suçu Bildirmemesi", "Silahlı terör örgütüne üye olma", "TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" ve "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" suçlarından cezalandırılmaları isteniliyor.

Sanıklardan Elmalıca'nın, Jandarma Genel Komutanlığında polisle girdikleri çatışmada yaralanan eski binbaşı Özkan Öztürk ile eski yüzbaşı Mehmet Aydın'ı hastaneye getirerek, kolluk görevlilerine vermediği belirtilen iddianamede, ayrıca Öztürk'e 30, Aydın'a da 45 günlük olarak düzenlenen raporlarda, sanıklar Atılgan, Özdemiroğlu ve Özay'ın da imzalarının olduğu kaydediliyor.

İsmail Ademoğlu, Özkan Öztürk, Aydın, Politika, Güncel

Kaynak: AA

23.01.2020 16:48:27