"Yaşasın, Zalimler İçin Cehennem"

Arınç, Mevlit Kandili gecesi Suriye'de büyük bir vahşet meydana geldiğini belirtti.

05.02.2012 17:23 | Son Güncelleme: 05.02.2012 17:23
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Mevlit Kandili gecesi Suriye'de büyük bir vahşet meydana geldiğini belirterek, 30 sene önce Hama katliamını yapanların, bu kez Humus kentini topa tuttuklarını ifade etti.

AK Parti Bursa İl Kadın Kolları 3. Olağan Kongresi'ne katılan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, burada Suriye'deki olaylara ilişkin açıklamalarda bulundu. Arınç, Mevlit Kandilinde Suriye'de çok üzücü olaylar gerçekleştiğine dikkat çekerek, "Mevlit Kandili gecesi yakınımızdaki Suriye'de büyük bir vahşet meydana geldi. 30 sene önce Hama katliamını yapanlar, bu kez Humus kentini topa tuttular. Hem de müezzinler sala veriyordu, minarelerde ezanlar, dualar ve naatler okunuyordu. Zalimler şehri kuşatmıştı. Gece bombalar yağdırıp makineli tüfeklerle ateş ettiler. En az resmi sayı, maalesef 337 Müslüman kardeşimiz kadın, erkek, çocuk bir Mevlit Kandili akşamında alçakça, hunharca şehit edildi. Bilinen sadece bin 500 yaralı var. Aynı inancı paylaştığımız insanlar zalimlerin eli ile o güzel ve sevinç gecesinde şehit edildiler." dedi.

"YAŞASIN, ZALİMLER İÇİN CEHENNEM"

Konuşmasının bu bölümünde duygulanan ve ağlamaklı bir ses tonu ile devam eden Arınç, "Bundan dolayı büyük bir üzüntü duyuyoruz. Rabbim onlara rahmet etsin, yaralılara şifa versin ve 'Yaşasın, zalimler için cehennem' sözünü bir kez daha hatırlayalım." şeklinde devam etti.

"HATAY'DAKİ KAMPLARDA 17 BİN KİŞİ YAŞIYOR"

Hükümet olarak, bunların yaşanacağını daha önce bildiklerini anlatan Bülent Arınç, "Aylardan beri, en az Mart ayından beri Türkiye, Suriye'yi gündemine koydu. Bu katliamlara son verin, zulmetmeyin, halkın taleplerine kulaklarınızı kapamayın, demokrasiye dönük seçimleri yapın, halkın demokrasi taleplerini silahla karşılamayın, diye dostluk içinde olunan insanlara sürekli ikazda bulunduk. Dinlemediler. Yaptırım uygularız dedik dinlemediler. Arap Birliği'nin kararlarına uyarız dedik dinlemediler. Oradan kaçanlara kucak açtık, şu anda bile 17 bin kişi Hatay'da kamplarda yaşıyor." şeklinde konuştu.

MUHALEFET PARTİLERİNE SURİYE ÜZERİNDEN ELEŞTİRİ

Suriye'nin, aynı zamanda Türkiye'nin iç meselesi olduğunu ifade eden Bülent Arınç, şunları söyledi:

"Suriye bizim komşumuz, aynı coğrafyadayız. Bin seneden beri aynı coğrafyada yaşıyoruz. Orada insanların öldürülmesine, insanlara kurşun sıkılmasına tahammül edemeyiz, dedik sesimizi yükselttik. Bizim dostlarımız zalimlerle olmaz. Onlara sırt çeviririz, dostluğumuz biter dedik. İkaz vazifemizi yerine getirdik. Maalesef CHP bizi tenkit etti, 'ne işiniz var Suriye'de, niye Suriye'yi konuşuyorsunuz. Suriye'yi nasıl gündeminize alıyorsunuz' dediler. Milletvekillerinden heyet gitti, döndüklerinde 'Suriye'deki olaylar abartıldığı gibi değil' dediler. 'Suriye'ye Türk hükümeti karışmasın' diye bize eleştirdiler. MHP, 'ne ikide bir Suriye'yi eleştiriyorsunuz, Suriye ile Türkiye nasıl bu kadar müdahil olur' diye bizi eleştirdi. Hatta hiç ummazdık Saadet Partisi genel başkanı yanına bir heyet aldı ve Esed'le yan yana pozlar verdi. Kendi partilileri de eleştirdi ki 'biz onlara destek olmak için gitmedik, ikaz vazifemizi yapmak için gittik' dediler."

Türkiye'nin, son olaylarla ne kadar haklı olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını anlatan Bülent Arınç, "Sayın Kılıçdaroğlu'ndan, Humus'ta yaşanan olaylar konusunda bir üzüntü ifade eden bir söz duydunuz mu iki gündür? MHP'den bir kandil gecesinde kahpece öldürülen o kardeşlerimizin acısına ortak olan bir söz duydunuz mu?" şeklinde sordu.

Başta İran olmak üzere, komşu ülkelere de seslenen Bülent Arınç, "Ey İran İslam Cumhuriyeti, İslam kelimesini taşıyorsun. Ona ne kadar layıksın bilmiyorum. Ama iki günden bu yana Suriye'de yaşanan olaylar konusunda bir cümle sarfettin mi? Ey Lübnan, ey Irak'taki yönetim bir kandil gecesi kucağında çocuğu ile öldürülen Müslüman kardeşlerimiz için bir üzüntü kelimesi ifade ettiniz mi? Yok. Sadece Türkiye, ne mutlu, sadece Türkiye bu acıyı hissetti." dedi.

"BEDİÜZZAMAN'IN SÖZÜ İLE SURİYE'YE GÖNDERME"

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin sözü ile Suriye'ye göndermede bulunan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, "Bediüzzaman Hazretleri öyle diyor; 'Yaşasın, zalimler için cehennem.' Hiçbir zaman zalimlerle birlikte olmayacağız. Biz zalimlerden yana değiliz, mazlumlardan yanayız. Her zaman zulme uğrayan insanlar hangi ülkede, hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın, Türk milleti her zaman mazlumun yanındadır. Hiç bir zaman zalimin yanında olmamıştır." şeklinde devam etti.

Dış politikalarını eleştirenler olduğunu anlatan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Ahmet Davutoğlu niye öyle konuşuyor iki de bir, yoksa Suriye'ye harp mi ilan edeceğiz. Başbakanımızı eleştirdiler bizi eleştirdiler. Açıkça söyledim, zulmediyor Suriye dedim. Biz, zulmedenlerle dostluk yaşamayız. Bizim dostluğumuz, Suriye halkı ile olan dostluktur. Yönetimlerle olan dostluğumuz, zulmün başladığı yerde biter dedik. Rabbim, inşallah AK Parti'nin de hükümetinin de bütün AK Partili kardeşlerimin de Suriye ile olan dayanışmasından dolayı razıdır inşallah." şeklinde konuştu.

"MAZLUM HALKLARIN TEK ÜMİDİ TÜRKİYE"

Suriye başta olmak üzere, mazlum halkların tek ümidinin Türkiye olduğunun altını çizen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, şöyle devam etti:

"Suriye halkının da bu zulme uğramış tüm mazlum insanların da tek ümidi Türk milletidir ve Türkiye'dir. Şükür devam eder, zulüm devam etmez. Zalimler bir gün yıkılıp gideceklerdir.

Bizim tek amacımız vardır; kötü gitmeyin, halkın taleplerini dinleyin, demokrasi mi istiyor verin, özgürlük mü istiyorlar verin, ekmek, eşitlik ayrımcılık son bulsun istiyorlarsa, bunları yerine getirin de ondan sonra rezil olmadan gidin' demiştik. Şimdi bu işin sonunda nasıl bir gidiş olur Allah bilir, Allah, Suriye'de mazlum kardeşlerimize yardım etsin. Bizi de onlarla birlikte aynı acıyı paylaşan ama güzel günlerin bir an önce gelmesi için gönül gönüle, kalp kalbe olan kardeşleri ile birlikte yapsın."

Kaynak: CHA