07.04.2018 13:54

Yerli ve Milli Düşünce Paneli

Yerli ve Milli Düşünce Paneli

Albayrak Grubu Üst Yöneticisi (CEO) Ömer Bolat, rekabette geri kalmamak için önce kendi kimliğine sahip çıkılması gerektiğini belirterek, "Dilinizi koruyacaksınız. Dilini koruyamayanlar dinlerini de koruyamazlar.

Albayrak Grubu Üst Yöneticisi (CEO) Ömer Bolat, rekabette geri kalmamak için önce kendi kimliğine sahip çıkılması gerektiğini belirterek, "Dilinizi koruyacaksınız. Dilini koruyamayanlar dinlerini de koruyamazlar." dedi.

Adıyamanlılar Vakfı tarafından Çırpıçı Sosyal Tesisleri'nde "Yerli ve Milli Düşünce Paneli" düzenlendi.

Oturum başkanlığını, Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sabri Orman'ın yaptığı panele konuşmacı olarak, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Refik Korkusuz, Prof. Dr. Abdulkadir Ünsal, Dr. Ömer Bolat ve Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanı Mehmet Baki Öztürk katıldı.

Panelde ekonomi alanıyla ilgili konuşan Albayrak Grubu Üst Yöneticisi Ömer Bolat, milli ve yerli düşüncenin kendine güvenmek, çalışmak, üretmek, yatırımda, üretimde milli ve yerli unsurları öncelemek anlamına geldiğini söyledi.

Yatırım yaparken, üretim, tüketim ve istihdamda yerli ve milli kaynakları önemsemenin önemli olduğunu vurgulayan Bolat, "Milli ve yerli düşünceye, aynı zamanda uluslararası vizyona sahip olmak çok önemlidir. İnsanlar, şirketler, şehirler, ülkeler arasında rekabet var ve bu rekabette geri kalmamak istiyorsanız önce kendi benliğinize ve kimliğinize sahip olacaksınız, dilinizi koruyacaksınız. Dilini koruyamayanlar dinlerini de koruyamazlar. Dilinizi korumanın yanında dünya dillerine de hakim olacaksınız, onlarla mücadele edebilmek için." dedi.

Bolat, Demokrat Parti iktidarında "içe kapanmacı" yapıdan özel sektörün de desteklendiği bir modele geçildiğini, 1960-1980 yıllarında "ithal ikameci", 1983-2002 yılları arasında da ihracata dayalı bir modelin uygulanmaya çalışıldığını anlattı. Son 15 yılda Türkiye'de, ekonomide, sağlıkta, eğitimde yerli, milli ve halkçı düşüncenin egemen olduğuna işaret eden Bolat, "Sosyolojik anlamda bir devrim başarıldı. İnsanlar arasında sınıfsal ayrım kaldırıldı, kamu hizmetlerinden herkesin eşit faydalanması sağlandı." diye konuştu.

Yerli ürünlerin kaliteli olduğunu dile getiren Bolat, 12 bin kalem Türk malının 200 ülkeye ihraç edildiğini anımsattı. Bunun önemli bir kısmının da Avrupa ülkelerine yapıldığına değinen Bolat, "Marka hayranı olan gençlere sesleniyorum: Batı hayranlığını kompleks haline getirmeyelim. Kendimize, kendi değerlerimize, kendi markalarımıza güvenelim." ifadelerini kullandı.

"Mecelle'nin ilk 100 maddesi hukukun genel prensipleri"

Hukuk alanında konuşan Prof. Dr. Korkusuz ise hukukta milli olmanın zorluğuna işaret etti. Birçok alanda olmasına rağmen milli olmanın hukuk için zor olacağının altını çizen Korkusuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çünkü sizin dışınızda bir dünya var, konulan kurallar var ve bu kuralların dışında yaşama şansınız yok. İhracat, ithalat yapacaksanız o kurallara göre hareket etmeniz gerekiyor. Bankacılık sektöründe çalışacaksanız o kurallara göre hareket etmek zorundasınız. Evrensel ölçütlerde, hukukun genel ilkeleri noktasında çalışan herkes şunu bilir ki çağlar boyu Müslüman hukukçuların geliştirdiği, zaman zaman bazı Romalı hukukçuların, zaman zaman da Batılı hukukçuların da katkı verdiği kurallar bütünüdür. Özde Müslüman hukukçuların geliştirdiği bir hukuk, temel hukuk metinleridir. Bu anlamda bu kavramların hepsinin milli olduğunu kabul etmek zorundayız."

Mecelle'yi okuyan herkesin ilk 100 maddenin hukukun genel prensipleri olduğunu bildiğinin altını çizen Korkusuz, bu kaidelerin hem evrensel hem de milli olduğunu ifade etti. Korkusuz, bugün hukukun temel ilkeleri üzerine çalışan insanların başvurduğu birkaç temel kaynaktan birinin de Mecelle olduğunu vurguladı.

- "Yeni bir yerli ve milli bir kurgunun arefesindeyiz"

Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanı Öztürk ise yerli ve milli eğitim anlayışında en temel paradigmanın, akıl ve kalp olduğunu dile getirdi. Öğrencilerin bu paradigma ile yetişmesi gerektiğini belirten Öztürk, Türkiye'nin yeni bir yerli ve milli bir kurgunun arefesinde olduğunun altını çizdi.

"Eğitimin, akıl artı kalple yeniden tanımlanarak insanlığa sunulması gerekiyor." diyen Öztürk, Milli Eğitim Bakanlığı olarak 11. Kalkınma Planı çerçevesinde eğitimde yerli ve milli düşüncenin yeniden etkili olması için ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını söyledi.

Sağlık alanında konuşan Prof. Dr. Ünsal da Türkiye'nin son 15 yılda bu alanda çok iyi bir yere geldiğini aktardı. Bugün Türkiye'de çok sayıda araştırma hastanesi olduğunu hatırlatan Ünsal, sağlığın bilim ve teknolojiyle ilişkili olduğunu kaydetti.

Adıyamanlılar Vakfı Başkanı Ramazan Aksoy'un ev sahipliği yaptığı panele, vakıf üyeleri ve üniversite öğrencileri katıldı.
Kaynak: AA
Merkez Bankası, Türkiye, Ömer Bolat, Politika, Güncel