14.04.2017 12:48

Yıldırım, Sivil Toplum Kuruluşlarıyla Buluştu

Yıldırım, Sivil Toplum Kuruluşlarıyla Buluştu

Başbakan Binali Yıldırım, CHP'lilerin, "Binali Beyi çok seviyoruz.

Başbakan Binali Yıldırım, CHP'lilerin, "Binali Beyi çok seviyoruz. Onun için hayır diyoruz." diyerek kampanya yürüttüklerini belirterek, "Birdenbire bana kara sevdalı oldular. Beni sevmeyi bırak da memleket için çalış. Biraz daha çalış da iktidar olmak için çabala. Ben koltuk meraklısı değilim, memleket sevdalısıyım." dedi.

Başbakan Yıldırım, Altındağ Kültür Sarayı'nda düzenlenen "Ankara Sivil Toplum Kuruluşları Evet Diyor" programında yaptığı konuşmada, Ankara'ya yaptıkları çalışmalar ve projeler hakkında bilgi verdi.

Ankara'ya çok güzel bir kongre merkezi, yeni otogar, hal binası yapacaklarını, şehir hastanelerinin gelecek yıl hizmete gireceğini bildiren Yıldırım, şehir içindeki trafik sıkışıklığına neden olan hastane binalarının yeni yapılan şehir hastanelerine taşınacağını ifade etti.

Yıldırım, banliyö hattının Sincan'dan başlayarak, Ayaş'a kadar tamamen yenilendiğini, gelecek yıl sonu tamamlanacağını, banliyö hattının Yenikent'e kadar uzanacağını belirtti.

Sincan'da çok büyük bir tren garı istasyonu yaptıklarını anlatan Yıldırım, kapalı spor salonları, yüzme havuzları, futbol sahası ve yeni stadyum yapılacağını kaydetti.

Başbakan Binali Yıldırım, Ankara'nın ihtiyacı olan birçok şeyi yaptıklarını ve yapmaya da devam edeceklerini vurguladı.

"Birden bire bana kara sevdalı oldular"

Başbakan Yıldırım, Türkiye'nin bunları yapacak imkanı, gücü olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

"Hiçbir sorun yok. Önemli olan birlik, beraberlik, kardeşliğimizin daim olması, halel gelmemesi. Bunun yolu da güçlü iktidardan geçiyor. Güçlü iktidarın yolu da cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden geçiyor. İki başlılığın ortadan kalkması lazım. Bunu söyleyen Başbakan. CHP'liler, 'Biz Binali Beyi çok seviyoruz. Onun için hayır diyoruz' diye kampanya yapıyorlar. Birdenbire bana kara sevdalı oldular. Ne diyeceğiz buna? Sen beni sevmeyi bırak da memleket için çalış. Biraz daha çalış da iktidar olmak için çabala. Bırak, ne yapacaksın beni? Ben koltuk meraklısı değilim, memleket sevdalısıyım. Memleketimiz için doğru neyse onu yapmamız lazım."

" Bülent Ecevit'in kafasına anayasa kitabı fırlatıldı. Onun kafasına değmedi ama milletin tepesine balyoz gibi indi." diyen Başbakan Yıldırım, değerlendirmelerine şöyle sürdürdü:

"2001 krizinde Türkiye, bir gecede yüzde 26 servetini kaybetti. O gün batan bankalar, uçup giden dövizler, 638 milyar lira ödedik. 2011'e kadar bunları ödeyerek geldik. Hem yol hem okul hem hastane yaptık hem ihracatımızı 4 kat artırdık, ekonomimizi 3 kat büyüttük, 8 milyon vatandaşımıza iş sağladık. Dünyanın parmağını ısırtan büyük projeleri yaptık. Avrupalılar baklayı ağzından çıkardı, Türkiye nasıl olur da dünyanın en büyük havalimanını yapar? Size mi soracağız?"

"Baba ile oğlu birbirine düşürür"

Başbakan Yıldırım, 80 yılda 6 bin kilometre yol, 50 kilometre tünel yapılırken, 15 yılda 19 bin 500 kilometre yol, 350 kilometre tünel inşa ettiklerini aktardı.

Eğer 638 milyar lirayı ödenmemiş olsaydı, 130 bin kilometre bölünmüş yol, 75 Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 15 Kanal İstanbul yapabileceklerini vurgulayan Yıldırım, bugünkü milli gelirlerinin 11 bin dolar değil, 15 bin dolar olacağını ifade etti.

Başbakan Yıldırım, bütün bunların milletin servetinden, refahından gittiğine işaret ederek, şunları anlattı:

"Buna hakkımız var mı? İki tane adamın arasındaki hırstan. Sistemin içinde vardı, kişilerden bağımsız. Bu mevcut darbe anayasası çalışmamak üzerine kurulmuştur, birbirlerini kontrol etmek üzerine kurulmuştur. İki tane irade tanımlanmış; bir başbakan bir cumhurbaşkanı. İkisinin de yetkisi var. Birinin sorumluluğu var, birinin yok. Bir tane genel müdür yardımcısını gönderdim, başbakan imzaladı, cumhurbaşkanı geri gönderdi. Yetkiyi vermiş gibi yapıyoruz ama arkasındaki bir sürü düzenlemeyle bu yetkilerin kullanılmasını engelliyoruz. Bu sistem baba ile oğlu birbirine düşürür. İrade tek olmalı, iradeyi de yetkiyi de millet vermeli, hesabı da millet sormalı. Bu gelen sistem onu yapıyor. Yetki, sorumluluk veriyor hem de hesap soruyor. Hesabı da seçimden seçime sormuyor, Meclise görev veriyor. Milletten korkulmaz, millete tabi olunur. Millete tabi ol rahat et, itaat et, rahat et. Milletin aklını, kendi aklından daha yetersiz görmeye çalışırsan demokrasi olmaz, demokrat da olamazsın. Demokrat olmanın şartı, her türlü yetkinin, egemenliğin, iradenin millete ait olduğunu kabul etmektir. Milletten başka hiç kimseye bir güç izafe etmemektir. Başkalarına güç izafe ederseniz o zaman siz demokrat değilsiniz."

Türkiye'nin, halk oylamasında artık vesayet dönemini sona erdireceğini, milletin geleceğini belirleyecek, milletin ihtiyaçlarını görecek hükümetleri doğrudan sandıkta kendisinin seçeceğini kaydeden Yıldırım, "Yasamayı yapacak Meclisi kendisi seçecek. Denetlemeyi yapacak Meclisi kendisi seçecek. Dolayısıyla aracılar, tefeciler, gizli ortaklar artık sistemden ayıklanmış olacak. İş budur." diye konuştu.

(Bitti)
Kaynak: AA
Altındağ, Türkiye, Binali Yıldırım, Politika, Güncel