Yörüklerin Küpe Dağı'ndaki zorlu yaşam mücadelesi

Anadolu'nun son konargöçerlerinden Bozahmetli Yörükleri, baharın gelmesiyle birlikte Antalya'nın Manavgat ilçesinden geldikleri Konya'nın Seydişehir ilçesindeki Küpe Dağı'nda, zorlu doğa koşullarıyla mücadele ederek geçimlerini sağlıyor.

Yörüklerin Küpe Dağı'ndaki zorlu yaşam mücadelesi
03.06.2020 10:57 | Son Güncelleme: 03.06.2020 10:57
Anadolu'nun son konargöçerlerinden Bozahmetli Yörükleri, baharın gelmesiyle birlikte Antalya'nın Manavgat ilçesinden geldikleri Konya'nın Seydişehir ilçesindeki Küpe Dağı'nda, zorlu doğa koşullarıyla mücadele ederek geçimlerini sağlıyor.
Türkiye'nin bin yıllık konargöçerlik yaşam tarzının son temsilcilerinden Bozahmetli Yörükleri, kış aylarını ılıman iklime sahip Antalya'nın Manavgat ilçesinde geçirdikten sonra baharın gelmesiyle Toroslar'ın Konya bölgesindeki yüksek orman alanlarına göçüyor.
Yörük gelenek ve göreneklerinden vazgeçmeyen Bozahmetli Yörükleri, zorlu doğa koşullarıyla mücadele ederek geçimlerini sağlıyorlar.
Antalya'dan Seydişehir ilçesindeki 2 bin metre yükseklikte Küpe Dağı'na göçen Bozahmetli Yörüklerinden Adem Uslu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, göç hazırlıklarının haftalar boyunca sürdüğünü söyledi.
Göçe mayıs ayının ilk günlerinde başladıklarını ifade eden Uslu, yıllardır konargöçer hayat tarzını sürdürdüklerini belirtti.
Zorluklarla karşılaşsalar da pes etmediklerini ve ailedeki yardımlaşmayla zorlukları aştıklarını dile getiren Uslu, "Doğma büyüme biz bu yaylalarda hayvancılık yapmaktayız. Manavgat'tan gelip yazın bu dağlarda ekmeğimizi, çorumuzun çocuğumuzun rızkını kazanmaktayız. Bu dağların çiçeğinin, bitki örtüsünün özellikleri, saymakla bitmez." dedi.
Uslu, günlük ortalama 10 kilo keçi peyniri yapıp salamura ettiklerini belirterek "Hayvanların bir kısmını da toplu olarak kurbanlarda satıyoruz.
Hayvancılık işi yardım işi; yalnız yapılacak iş değil. Genç nesil heves etmediği için bitme noktasında.
Doğma büyüme bu yaylaya göçüyoruz. Bizler bu yaylanın çocuğuyuz. Mezarlarımız bu yaylada mevcut. Eskiden yüz aileden fazla aile göçermiş. Yaylanın içinde gençler futbol oynarmış, koyuncular ve keçiciler olarak iki takım olurmuş ama şimdi bu yaylada sadece benim gibi üç akraba var." diye konuştu.
Uslu, doğayı koruduklarını, bitki örtüsüne zarar vermemeye çalıştıklarını vurgulayarak "Biz doğaya zarar vermeden yaşıyoruz, doğanın korunması için mücadele veriyoruz." ifadesini kullandı.

Kaynak: AA